|
ajouter un commentaire commentaires (0) créer un trackback recommander
ORTODOKS KILISESINI TANITAN KISISEL WEB SAYFAMA HOSGELDINIZ ! Tanri gÌzelliktir ve her tÌrlÌ dostlugu ve komunyonu yaratanda yine bu gÌzelliktir . |
Chasteté et la lutte contre les pensées charnelles :
- Saint Jean le Précurseur (sa synaxe)
- Saint Dimitri le Megalomartyr (sa vie)
- Saint Moïse le Hongrois
- Saint Jean aux longues souffrances
- Saint Théodore de Byzance, Martyr
- Saint Ignace de l'Athos, Martyr
- Sainte Thomaïs
- Saint Martinien
- Saint Basile de Mangasée
- Sainte Marie l'Egyptienne (sa vie)
- Saint Joseph le Patriarche
- Sainte Suzanne
- Sainte Anysia la Vierge-Martyre
Troubles psychiques :
- Saint Nahum (sa vie)
- Sainte Anastasie (sa vie)
- Saint Gérasime de Céphalonie, pour les possédés.
Afflictions :
- Saint Job aux Longues Souffrances (sa vie)
- Saint Eusthate et sa famille (sa vie)
- Saints Quarante Martyrs de Sébaste (leurs vies)
- Saints Quarante Martyrs d'Amorium
- Saint Pimène aux Longues Souffrances des Grottes de Kiev
Situation, entrevue difficile :
- Saint Prophète David (sa vie)
- Saint Patrick d'Irlande (sa vie - sa prière)
Empoisonnement :
- Sainte Anastasie (sa vie)
Secours spirituel, consolation, componction :
- Saint Ephrem le Syrien (sa vie)
- Saint Alexis l'Homme-de-Dieu (sa vie)
- Saint Séraphim de Sarov (sa vie)
Pour une bonne fin de vie :
- Saint Archange Michel (sa synaxe)
- Saint Niphon, Patriarche de Constantinople
Cancer :
- Saint Nectaire d'Egine (sa vie)
Procès, captivité :
- Saints Onuphre le Grand et Pierre de l'Athos (la vie de St Onuphre)
- Saint Georges le Megalomartyr (sa vie)
- Saint Syméon le Theodoque (sa vie)
Détresse, pauvreté :
- Saint Nicolas (sa vie)
- Saint Martin de Tour (sa vie)
- Saint Jean l'Aumonier (sa vie)
- Saint Jean de Cronstadt
Peste :
- Saint Charalampos (sa vie)
- Sainte Marina (sa vie)
- Saint Bessarion (sa vie)
Magie, démons :
- Saint Cyprien et Sainte Justine (leur vie)
- Saint Théodore Sycéote
- Saint Métrophane de Voronèje
Fransizca bilenler için geçici olarak asagidaki siteye basvurmalarini salik veririm :
http://monastere-orthodoxe.chez.tiscali.fr/pages/saintsainvoquer.html
| Juillet 2008 | ||||||||||
| L | M | M | J | V | S | D | ||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | |||||
| 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | ||||
| 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | ||||
| 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | ||||
| 28 | 29 | 30 | 31 | |||||||
|
||||||||||
|
| Ekümeniklik tartışmaları devam ederken Vatikanın hazırlattığı ve AB ülkelerine dağıtılan bir kitap büyük tartışmalar yaratacağa benziyor. |
| Türkiye'de yaşayan Hıristiyanlar ve özellikle de Katolikler'in özgürlüklerinin kısıtlandığı yönünde çarpıcı iddialara yer veren bu rapor, kitap haline getirilerek 10 bin adet basılıp dağıtıldı. Kitabı, özel ilişkileriyle elde eden araştırmacı Aytunç Altındal, "Çarpıcı iddialarla dolu bu rapor çok tartışma yaratacak" diyor. * Raporu kim hazırladı? Vatikan'ın İnsan Hakları Masası'nın sorumlusu olan Dr. Otmar Oehring tarafından hazırlandı. Alman asıllı Dr. Oehring, daha önce Türkiye'de uzun yıllar yaşamış hatta hukuk eğitimi görmüş. Türkçe'yi çok iyi biliyor. Rapor, Türkiye'de özellikle Katolikler'in mal varlıkları ve diğer cemaatlerin mal malvarlıkları ile din, vicdan özgürlüğü hakları, din adamlarının çalışma müsaadeleri konusundaki aksaklıkları eleştiriyor ve Katolikler'e ait olan taşınmazların tazminatının ödenmesini ya da iade edilmesini istiyor. Türkiye'de yaşayan 25 bin Katolik'in yasal statüleri ile okul, yurt ve eğitim gibi alanlarda bağımsız hareket edebilmelerinin sağlanması gerektiği yazıyor. * Hangi taşınmazlar? Yaklaşık 248 gayrimenkulun kendilerine ait olduğu iddia ediliyor. Bunlar arasında hastane, okul ve vakıflar var. * Hukuki haklarla ne kastediliyor? Katolikler'in Türkiye'de azınlık olarak kabul edilmediği, Lozan'da sadece Rum, Ermeni ve Yaduhilerin azınlık olarak tanımlandığı, ancak Katolikler'den bahsedilmediği ileri sürülüyor. Katolikler'in ayrımcılığa tabi tutulduğu ve hukuki haklarının verilmediği yazıyor. * Lozan Anlaşması'nda ne diyor? 38-44'üncü maddeleri arasında, "Hıristiyanlar ve onlara ait tüm mabedlerin korunması, Türkiye devleti tarafından garanti edilmiştir" diye yazıyor. Lozan çarpıtılıyor, Katolikler'in hukuki statüsü olmadığı ve hatta çalışma izinlerinin bile bulunmadığı iddia ediliyor. * Çalışma izniyle kastedilen nedir? Türkiye'ye gelen misyonerlerin mecburi turist statüsüne koyulduğu, 3 ayda bir ülke dışına çıkıp yeniden giriş yaparak misyonerlik faaliyetlerim sürdürebildikleri, bunun da büyük bir sorun olduğu yazıyor. Hatta, sayfa 43'te Türkiye'de misyonerlik yapanların sınır dışı edilmelerinin "hata" olduğu ve misyonerliğin serbest bırakılması gerektiği belirtiliyor. Taşınmazların iadesiyle ilgili olarak da "Türkiye'ye bedelini ödeteceğiz" anlamına gelen ifadeler yer alıyor. * Bu rapor ne anlama geliyor? "Ölü Soygunculuğu", başka bir şey değil. AB için Türkiye'nin her şeye "Evet" demek zorunda olacağını düşünüyor, şantaj yapıyorlar. AB ülkelerinin devlet başkanlarını etkilemek istiyorlar. Vatan |
|
Haber Giriş Zamanı : 11:24:19 - 07.12.2004 |
|
| Ortodoks olan olmayan herkesin gündemindeki ekümeniklik tartışmasına 'Noel Baba' da katıldı. FOTOĞRAF: İBRAHİM LALELİ/DHA |
DHA - ANTALYA - Noel Baba Vakfı tarafından Kale ilçesindeki Aziz Nikola Kilisesi'nde düzenlenen Noel Baba Dünya Barışı'na Çağrı Etkinlikleri'nde, dünya barışı için dua edildi. Etkinliğe, Musevi hahamlığını temsilen Harry Ojalua, Bulgar Evangelis Kilisesi adına İvia Milanov, Bulgar Ortodoks Kilisesi adına Vera Zşkerya, Müslümanları temsilen Demre Müftüsü Hüseyin Yaşar, Bahai Cemaati adına Dr. Suzan Martı katıldı.
Ojalua, ekümenik tartışması başlatan Fener Rum Ortodoks Patrikliği için "Son günlerde İstanbul Rum Ortodoks Kilisesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin vermediği bir unvanı almaya çalışmakta, ruhban okulunun açılmasını sağlamaya çalışarak, kendilerine uluslararası alanda unvan sağlamaya çalışmaktadır. Biz bazı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, piskopos atayarak Demre'ye çengel atmasına karşıyız" dedi. Noel Baba Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Karabulut da, "Buraya, Fener Rum Patrikhanesi'nin piskopos atamasını kınıyoruz. Savcıları göreve çağırıyoruz" diye konuştu.
http://www.radikal.com.tr/veriler/2004/12/07/haber_136554.php
|
|
| Türk Eğitim-Sen tarafından, Başkent Öğretmenevi'nde, "Türkiye'de Misyonerlik Faaliyetleri ve Ruhban Okulu" konulu sempozyumda konuşan Erenerol, misyonerlik faaliyetlerinin tek dünya egemenliğini sağlamayı hedeflediğini vurgulayarak, "Küreselleşme diye yutturulmaya çalışılan da budur" diye konuştu. Öncelikle maddi imkanlar kullanılarak faaliyetler yürütüldüğüne işaret eden Erenerol, "Bu insanlar, (para Allah'tır) sözünden yola çıkarak Morganlar, Rockefellerlar gibi para imparatorlukları kurdu ve dünyanın efendileri olarak yol almaya başladılar" görüşünü dile getirdi. Bu yolla geçmişte kralların, sonra ulus devletlerinin borçlandırıldığını belirten Erenerol, 90 ülkenin bu durumda bulunduğunu, son kalenin ise Türkiye olduğunu kaydetti. Osmanlılar zamanında 1500'e yakın misyonerlik okulunun faaliyet gösterdiğini belirten Erenerol, şöyle konuştu: "Atatürk, misyoner okulları için, (bunlar mektep değil, memleketimizin düşman işgali altındaki kaleleridir) derdi. O yüzden, Cumhuriyet kurulduktan sonra Atatürk laikliği getirerek bu okulları kapattı. Türkiye Cumhuriyeti'nde eğer bugün bu ülkenin yüzde 99'u Müslüman'dır diye böbürlenebiliyorsak, bunu Atatürk'e borçluyuz. Atatürk laikliği getirerek bu okulları kapatmasaydı, bugün Anadolu'da az sayıda Müslüman kalacaktı. Çünkü, İzmir'in adı 'Gavur İzmir', Samsun'un ismi 'Levanten Samsun' idi. Ülke Hıristiyanlaşmaya doğru gidiyordu." http://www.haber3.com/detay.haber3?id=4375 |
Anisi 18 kasim ve 1 Aralik ' ta kutlalan aziz anastasia sehit bir türktür ve onun gibi daha bilmedigimiz ve kesfedeceginiz daha nice ortodoks türke rastlamak kimseyi sasirtmasin .
Geçmisini fransizca olarak koyuyuorum , fakat pek yakinda türkçelestirilecetir .
Le 18 novembre, mémoire du Saint Néomartyr ANASTASE de l'Epire et de DANIEL le musulman converti
Un jour qu'il partait moissonner avec sa soeur et d'autres Chrétiens de son village de l'Epire, Anastase rencontra sur le chemin une troupe de cavaliers musulmans conduite par Moussa, le jeune fils du gouverneur ottoman de la région. Frappé par la beauté de la soeur d'Anastase, celui-ci voulut s'en emparer pour en faire l'objet de son plaisir grossier. Mais Anastase se précipita audacieusement contre les Turcs et laissa à sa soeur assez de temps pour s'enfuir. Chassés par les Chrétiens, Moussa et ses complices allèrent se plaindre auprès du pacha. Celui-ci fit arrêter Anastase et, voyant son courage, entreprit de le convertir à l'Islam. Comme ni les menaces, ni les coups, ni la prison ne pouvaient ébranler la foi du jeune homme, les Turcs essayèrent de le corrompre par des propositions de gloire et d'honneurs mondains, mais ce fut tout aussi vainement.
Or, Moussa, stupéfait de l'attitude d'Anastase, voulut en savoir davantage sur cette foi qui rend les Chrétiens plus forts que toutes les puissances du monde, et il se rendit en secret dans son cachot. Au moment où le geolier ouvrit la porte, Moussa vit deux jeunes gens à l'aspect lumineux qui entouraient le prisonnier et qui disparurent subitement lorsqu'il entra. A ses questions, Anastase répondit qu'il s'agissait des Anges gardiens qui veillent sur les Chrétiens et les assistent en particulier dans les tourments endurés pour l'amour du Christ. Il lui expliqua en outre pourquoi les Chrétiens peuvent mépriser avec tant d'allégrese les plaisirs de ce monde et accepter toutes sortes de tortures dans l'espérance des biens éternels. Le coeur du jeune musulman fut alors touché par la grâce et il se jeta aux pieds du Martyr en lui demandant de devenir Chrétien. Mais Anastase lui demanda d'attendre encore, car sa conversion pouvait entraîner son père à persécuter les Chrétiens de la région.
Quelques jours plus tard (18 novembre 1750), Anastase eut la tête tranchée sur l'ordre du pacha qui ignorait que son propre fils était désormais Chrétien en secret. Comme il devait se rendre dans un village voisin pour assister à des noces, Moussa alla se prosterner sur le tombeau du Saint Martyr et il lui fut accordée la grâce de voir apparaître Anastase tout entouré de lumière, qui l'encouragea à poursuivre son chemin vers le Christ. Guidé par un Ange, il parvint ainsi dans le Peloponèse, où il se mit sous la direction spirituelle d'un vieil ascète, qui complèta son instruction dans les mystères de la foi et dans la vie ascétique. Il se rendit ensuite à Patras et s'embarqua pour Venise, afin d'y être baptisé sans crainte des Turcs. Il reçut alors le nom de Dimitris et partit pour Corfou, où il devint moine dans un monastère cénobitique sous le nom de Daniel. Mais les combats de l'ascèse ne suffisaient pas à étancher sa soif du Christ et, désirant accomplir pleinement sa vocation de Chrétien par le Martyre, il se rendit à Constantinople. Les Chrétiens du lieu le dissuadèrent cependant de s'offrir à la mort, par crainte des représailles qui pourraient suivre sur le restes des fidèles. Il retourna alors à Corfou, où il s'endormit dans la paix du Seigneur, après avoir fondé une église en l'honneur de Saint Anastase.