W3C

  • Feed RSS 2.0
  • Feed ATOM 1.0
  • Feed RSS 2.0

Texte libre

St Jean BaptVaftizci aziz Yahya

Chasteté et la lutte contre les pensées charnelles :
- Saint Jean le Précurseur (sa synaxe)
- Saint Dimitri le Megalomartyr (sa vie)
- Saint Moïse le Hongrois
- Saint Jean aux longues souffrances
- Saint Théodore de Byzance, Martyr
- Saint Ignace de l'Athos, Martyr
- Sainte Thomaïs
- Saint Martinien
- Saint Basile de Mangasée
- Sainte Marie l'Egyptienne (sa vie)
- Saint Joseph le Patriarche
- Sainte Suzanne
- Sainte Anysia la Vierge-Martyre

Troubles psychiques :
-
Saint Nahum (sa vie)
- Sainte Anastasie (sa vie)
- Saint Gérasime de Céphalonie, pour les possédés.

Afflictions :
- Saint Job aux Longues Souffrances
(sa vie)
-
Saint Eusthate et sa famille (sa vie)
-
Saints Quarante Martyrs de Sébaste (leurs vies)
- Saints Quarante Martyrs d'Amorium
- Saint Pimène aux Longues Souffrances des Grottes de Kiev

Situation, entrevue difficile :
- Saint Prophète David
(sa vie)
- Saint Patrick d'Irlande (sa vie - sa prière)

Empoisonnement :
-
Sainte Anastasie (sa vie)

Secours spirituel, consolation, componction :
-
Saint Ephrem le Syrien (sa vie)
- Saint Alexis l'Homme-de-Dieu (sa vie)
- Saint Séraphim de Sarov (sa vie)

Pour une bonne fin de vie :
-
Saint Archange Michel (sa synaxe)
-
Saint Niphon, Patriarche de Constantinople

Cancer :
- Saint Nectaire d'Egine (sa vie)

Procès, captivité :
- Saints Onuphre le Grand et Pierre de l'Athos (la vie de St Onuphre)
- Saint Georges le Megalomartyr (
sa vie)
- Saint Syméon le Theodoque (
sa vie)

Détresse, pauvreté :
- Saint Nicolas (sa vie)
- Saint Martin de Tour (sa vie)
- Saint Jean l'Aumonier (sa vie)
- Saint Jean de Cronstadt

Peste :
- Saint Charalampos (sa vie)
- Sainte Marina (sa vie)
- Saint Bessarion (sa vie)

Magie, démons :
-
Saint Cyprien et Sainte Justine (leur vie)
- Saint Théodore Sycéote
- Saint Métrophane de Voronèje

Fransizca bilenler için geçici olarak asagidaki siteye basvurmalarini salik veririm :

http://monastere-orthodoxe.chez.tiscali.fr/pages/saintsainvoquer.html

 

Recommander

Cliquez ici pour recommander ce blog

Calendrier

Juillet 2008
L M M J V S D
  1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31      
<< < > >>

Lundi 29 novembre 2004
Avrupa Birliği'ne (AB) girmeye hazırlanan Türkiye'de dini kısıtlamaların yavaş yavaş kalktığını yazan Wall Street Journal gazetesi, Amerikalı Peder James Bultema'nın 1997 yılından bu yana Antalya'da eski bir kiliseyi yeniden ibadete açma çabalarına geniş yer verdi.
      Gazetenin birinci sayfasından verilen haberde, bu kilisenin ibadete açılması durumunda son 80 yıldır Türkiye'de açılan ilk kiliseyi teşkil edeceği ifade edilerek, Türkiye'nin AB üyeliği yolunda dini özgürlükler konusundaki katı kısıtlamaları yavaş yavaş kaldırdığı kaydedildi.
      Ülkede Müslüman olmayan hiçbir grubun 1920'lerden bu yana yeni bir ibadet yerine sahip olamadığı ya da inşa edemediğini ileri süren gazete, önceden var olup da Hıristiyan ve Yahudilerin ibadetine müsaade edilen ibadet yerlerinin boyanması için bile izne ihtiyaç duyulduğu savunuldu.
      Wall Street Journal, Türkiye'deki Müslümanların ibadet için toplanmalarının da sıkı bir şekilde düzenlendiğini ve tüm camilerin mülkiyetinin devlete ait olduğunu da yazdı.
      İstanbul'un fethedildiği 14 yılından sonra Hıristiyanların yüzyıllar boyunca normal dini hayatlarını geliştirerek sürdürdüklerini kaydeden gazetedeki haberde, ilişkilerin Birinci Dünya Savaşı'nda Batılı güçlerin Osmanlı İmparatorluğu'nu çökertmek için Hıristiyan azınlıkları kullanmasıyla bozulduğu belirtildi.
      Lozan Anlaşması ile 1,5 milyon Hıristiyan Rumun Türkiye'den gönderilmesi ve başka ülkelerdeki 1 milyon Müslüman Türkün Türkiye'ye getirilmesiyle bir nüfus mübadelesinin yapıldığını hatırlatan gazete, Antalya'daki kiliselerin 1949 yılında millileştirildiğini yazdı.
      AB'ye uyum çalışmalarıyla birlikte dini alanda özgürlüklerin de arttığını yazan gazete, çıkarılan bir yasada ''cami'' ifadesinin yerine ''ibadet yeri'' ifadesinin kullanıldığı hatırlatılarak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Antalya'da bir cami, bir kilise ve bir sinagog'un yan yana inşa edilmekte olduğunu bildirdi.

par luka publié dans : Iç ve dis aktüalite
ajouter un commentaire commentaires (0)    créer un trackback recommander
Lundi 29 novembre 2004
Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, demokratik bir Türkiye'nin, İslami inanç ile modern bir toplum arasında çelişki olmadığının ispatı olacağını söyledi.
      Schröder, başkent Berlin'de düzenlenen ve AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso'nun da katıldığı AB ile ilgili bir toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin AB üyeliği ile İslam dünyasına bir köprü kurulması için ''tarihi bir fırsat yakalanacağını'' belirtti.
      Schröder, ''Avrupa değerlerine bağlı demokratik bir Türkiye, İslami inanç ile aydınlanmış modern toplum arasında çelişki olmadığının açık ispatı olacaktır'' dedi.
      Bu durumda Türkiye'nin, Avrupa'nın komşusu olan İslam ülkeleri için model oluşturacağını ifade eden Schröder, ''Bu nedenle Türkiye'nin üyeliği ile haklı olarak Avrupa'nın da ötesinde dünyada barış ve güvenlik ümidi doğuyor'' diye konuştu.
      Schröder, AB'nin genişlemesiyle ilgili endişeleri olanlara yönelik olarak da ''Bu tür endişeler bence kesinlikle yersizdir. Çünkü her genişleme süreci AB'nin derinleştirilmesi ile birlikte yürütülmüştür. Diğer yandan Avrupa coğrafi açıdan tanımlanamaz'' dedi.
      AB üyeliğinin sadece siyasi kriterlere dayandığını kaydeden Schröder, ''Demokrasi, hukuk, insan ve azınlık haklarının korunması gibi Avrupa değerlerine bağlı olan herkese gelecekte de AB üyeliğinin kapalı olmaması gerekir'' şeklinde konuştu.
      Gelecekte önemli bir görevin Avrupa'nın ortak savunma ve güvenlik politikasının geliştirilmesi olacağını ifade eden Schröder, bunun, Avrupa'nın barış ve uluslararası bir düzen sağlanması için tek sesle konuşabilmesi açısından önemli olduğunu söyledi.


par luka publié dans : Iç ve dis aktüalite
ajouter un commentaire commentaires (0)    créer un trackback recommander
Mardi 23 novembre 2004

KUTSAL ÖYKÜ Derleyen: Rev. Turgay Üçal

 

Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı (Yaratılış 1:1)

Gök ve yer bütün öğeleriyle tamamlandı. (Yaratılış 2:1)

Yedinci gün kutsadı Onu kutsal bir gün olarak belirledi. (Yaratılış 2:3)

Tanrı “insanı kendi suretimizde, kendimize benzer yaratalım.” dedi. (Yaratılış 1:26)

Tanrı insanı kendi suretinde yarattı ve böylece insan Tanrı suretinde yaratılmış oldu. İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı. (Yaratılış 1:27)

Onları kutsayarak “Verimli olun, çoğalın dedi. Yeryüzünü doldurun ve denetiminize alın; denizdeki balıklara gökteki kuşlara yeryüzünde yaşayan bütün canlılara egemen olun”(Yaratılış 1:27-28)

 

GÜNAH

 

Rab Tanrı doğuda Adende bir bahçe dikti. Yarattığı Adem’i oraya koydu. Bahçede iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaç yetiştirdi.. Bahçenin ortasında yaşam ağacıyla iyiyi kötüyü bilme ağacı vardı. (2:5)

Rab Tanrı Aden bahçesine bakması ve onu işlemesi için Ademi oraya koydu. Ona bahçede istediğin ağaç meyvesini yiyebilirsin” diye buyurdu. “Ama iyi ve kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün. (Yaratılış 2:15-17)

Yılan, “kesinlikle ölmezsiniz” dedi (3-4)

Kadın, ağacın güzel, meyvesini yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi. O da yedi. (Yaratılış 3-6)

Rab Tanrı yılana...”Seninle kadını, onun soyuyla senin soyunu birbirinize düşman edeceğim. Onun soyu senin başını ezecek, sen onun topuğuna saldıracaksın” (3:15)

 

SONUÇ

 

Rab baktı, yeryüzünde insanın

Yaptığı kötülük çok, aklı fikri

 

Hep kötülükte. (6:5)

 

İnsanı yarattığına pişman oldu.

Yüreği sızladı. (6:5-6)

Tufan kırk gün sürdü. (7:17)

Tanrı, Nuh’u ve oğullarını kutsayarak,

“Verimli olun, çoğalıp yeryüzünü

 

doldurun” dedi. (9:1)

 

ANTLAŞMA

 

Rab Avrama, Ülkeni akrabalarını,

Baba evini bırak, sana göstereceğim

 

Ülkeye git” dedi.

 

Seni büyük bir ulus yapacağım,

Seni kutsayacak, sana ün kazandıracağım.

Bereket kaynağı olacaksın.

Seni kutsayanları kutsayacak,

 

Seni lanetleyeni lanetleyeceğim.

 

Yeryüzündeki bütün halklar

 

Senin aracılığınla kutsanacak. (12:1-3)

 

 

ÇAĞRI

 

Rab Tanrı Musa’nın yaklaştığını görünce çalının içinden “Musa! Musa! Diye seslendi. Tanrı fazla yaklaşma dedi. “Çarıklarını çıkar Çünkü bastığın yer kutsal topraktır. (Çıkış 3:5)

Ben Baba’nın Tanrısı İbrahim’in Tanrısı İshak’ın Tanrısı ve Yakup’un Tanrısıyım. (Çıkış 3:6)

Tanrı Ben Ben’im dedi. İsraillilere de ki “Beni size Ben’im diyen gönderdi. (Çıkış 3:14)

Bütün İsrail topluluğuna bildirin.: Bu ayın onunda herkes ailesine göre kendi ev halkına birer kuzu olacak. (12:3)

Bulunduğunuz evlerin üzerindeki kan sizin için belirti olacak. Kanı görünce üzerinizden geçeceğim Mısır’ı cezalandırırken ölüm saçan size hiçbir zarar vermeyecek. (Çıkış 12:13)

 

 

KURTULUŞ EZGİSİ

 

Musa ve İsrailliler Rabbe şu ezgiyi söylediler.

Ezgiler sunacağım Rabbe

 

Çünkü yüceldikçe yüceldi.

 

Atları da atlıları da denize döktü.

 

Rab gücüm ve ezgimdir.

 

O kurtardı beni.

O’dur Tanrım

Övgüler sunacağım O’na

O’dur babamın Tanrısı

Yücelteceğim O’nu

Savaş eridir Rab

 

Adı Rabdir. (Çıkış 15:1-3)

 

 

ON EMİR

 

Tanrı şöyle konuştu:

1-Karşımda başka ilahların olmayacak

2-Kendin için oyma put yukarıda göklerde

olanın, yahut aşağıda yerde olanın,

yahut yerin altında sularda olanın hiç

suretini yapmayacaksın.

3-Allah’ın olan Rabbin adını boş yere ağzına almayacaksın.

4-Sebt gününü takdis etmek için onu hatırında tutacaksın.

 

5-Babana ve anana hürmet edeceksin.

6-Katletmeyeceksin.

7-Zina etmeyeceksin.

 

8-Çalmayacaksın.

9-Yalan şahadet etmeyeceksin.

 

10-Kimsenin evine tama etmeyeceksin. (Çıkış 20:1-17)

 

 

SEÇİM NEDENİ

 

Siz Tanrınız Rab için kutsal bir halksınız (Tesniye 7:6)

Rab size sevgisini göstermek ve atalarınıza ant içerek verdiği sözü yerine getirmek için güçlü eliyle sizi Mısırdan çıkardı. (7:8)

Tanrınız Rabbin Tanrı olduğunu bilin. O güvenilir Tanrıdır.

Kendisini sevenlerin, buyruklarına uyanların birinci kuşağına kadar ANTLAŞMAsına bağlı kalır. (Tesniye 7:10)

 

DAVUT

 

Şimdi kulum Davut’a şöyle diyeceksin. Herşeye egemen Rab diyor ki: Halkım İsrail’e önder olasın diye seni otlaklardan ve koyun gütmekten aldım.

 

(2.Samuel 7:8)

 

Adını dünyadaki büyük adamların adı gibi büyük kılacağım. (7:9)

Soyun ve krallığın sonsuz dek önümde duracak, tahtın sonsuza dek sürecektir. (7:16)

Rabbin bildirisini ilan edeceğim:

Bana , “Sen benim oğlumsun” dedi. “Bugün ben sana baba oldum. Dile benden miras olarak sana ulusları mülk olarak yeryüzünün dört bucağını vereyim.

Demir çomakla kıracaksın onları çömlek gibi parçalayacaksın. (Mezmur 2:7-9) Oğulu öpün ki öfkelenmesin. Yoksa izlediğiniz yolda mahvolursunuz. Çünkü öfkesi bir anda alevleniverir.

 

Ne mutlu O’na sığınanlara (Mezmur 2:12)

 

IMMANUEL GELECEK

 

Ey gökler dinleyin ey yeryüzü kulak ver! Çünkü Rab konuşuyor. (İşaya 1:2) Seraflar

birbirlerine: “Herşeye egemen Rab Kutsal Kutsal Kutsaldır.

Yüceliği bütün dünyayı dolduruyor”.

 

Diye sesleniyorlar (6:3)

 

“Dinleyin, ey Davut’un torunları! İnsanların sabrını taşırmanız yetmezmiş gibi şimdi de

Tanrı’nın sabrını mı taşırıyorsunuz? (İşaya 7:13)

Bundan ötürü Rabbin kendisi size bir belirti verecek: İşte, kız gebe kalıp bir oğul doğuracak; adını İmanuel koyacak (İşaya7:14).

Karanlıkta yürüyen halk büyük bir ışık görecek; ölümün gölgelediği diyarda

Yaşayanların üstüne ışık parlayacak (İşaya 9:2)

Çünkü bize bir çocuk doğacak , bize bir oğul verilecek. Yönetim onun omuzlarında olacak. O’nun adı Harika Ögütçü , Güçlü Tanrı, Ebedi Baba, Esenlik Önderi olacak (İşaya 9:6)

Davut’un tahtı ve ülkesi üzerinde egemenlik sürecek. Egemenlik ve esenliğinin büyümesi son bulmayacak. Egemenliğini adaletle doğrulukla kuracak ve sonsuza dek sürdürecek.

 

Her Şeye egemen Rabbin gayreti bunu sağlayacak.(Yeşaya9:7)

Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık,

 

Her birimiz kendi yoluna döndü,

 

Yine de Rab hepimizin cezasını ona yükledi.

O baskı görüp eziyet çektiyse de ağzını açmadı.

 

Kesime götürülen kuzu gibi , kırkıcıların önünde sessizce oturan

Koyun gibi açmadı ağzını acımasızca yargılanıp ölüme götürüldü. (Yeşaya 53:7-8)

 

 

 

YENİ ANTLAŞMA’YA İŞARET

 

Rab diyor ki:

Seni sonsuz bir sevgi ile sevdim, bu nedenle sevecenlikle seni kendime çektim.(Yeremya 31:3)

 

Seni yeniden bina edeceğim (Yeremya 31:4) “İsrail halkıyla ve Yahuda halkıyla yeni bir antlaşma yapacağım günler geliyor” (Yeremya 31:31). Yasamı içlerine yerleştirecek yüreklerine yazacağım.

Ben onların Tanrısı olacağım, onlar da benim halkım olacak (Yeremya 31:33) küçük büyük hepsi tanıyacak beni. Çünkü suçlarını bağışlayacağım. Günahlarını artık anmayacağım.(Yeremya 31:34)

Mahkeme kurulacak, onun krallığına son verilecek, büsbütün yok edilecek. Göklerin altındaki krallıklara özgü krallık, egemenlik ve büyüklük kutsallara, yüceler yücesinin halkına verilecek. Bu halkın krallığı sonsuza dek sürecek; bütün uluslar ona kulluk edip sözünü dinleyecek. (Daniel 7:26-27)

 

 

RABBİN GÜNÜ

 

Bütün insanların üzerine ruhumu dökeceğim.Oğullarınız, kızlarınız peygamberlikte bulunacaklar. Yaşlılarınız düşler, gençleriniz görümler görecek.(Yoel 2:28) O zaman RABBE yakaran herkes kurtulacak. (Yoel 2:32)

 

SÖZ

 

Başlangıçta söz vardı. Söz birlikteydi ve Söz Tanr’ıydı Başlangıçta O, Tanrıyla birlikteydi. Herşey O’nun aracılığıyla var oldu.Var olan hiçbirşey O’nsuz olmadı. Yaşam O’ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı. Işık karanlıkta parlar. Karanlık O’nu alt edemedi. Söz insan olup aramızda yaşadı.. (Yuhanna 1:1-5;14)

 

MERYEM

 

SELAM, ey Tanrı’nın lütfuna erişen kız! Rab seninledir. (Luka 1:28)

 

Korkma Meryem. Sen Tanrı’nın lütfuna eriştin. Bak, gebe kalıp bir oğul doğuracak , adını İSA koyacaksın. O büyük olacak kendisine “Yüceler, yücesinin Oğlu denecek” Rab Tanrı O’na atası Davut’un tahtını verecek. O da sonsuza dek Yakup’un soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir. (1:30-33)

 

 

KUTSAL DOĞUM

 

Bugün size Davut’un kentinde bir Kurtarıcı doğdu. Bu Rab olan Mesih’tir. (Luka 2:11)

İşte size bir işaret: Kundağa sarılmış ve yemlikte yatan bir bebek bulacaksınız. Göksel ordulardan bir topluluk Tanrı’yı överek EN YÜCELERDE TANRI’YA YÜCELİK OLSUN, YERYÜZÜNDE O’NUN HOŞNUT KALDIĞI İNSANLARA ESENLİK OLSUN! dediler. (Luka 2:12-14)

 

TANRI KUZUSU

YAHYA;

 

“İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı kuzusu” dedi..(Yuh.1:29)

 

İsa vaftiz olur olmaz sudan çıktı. O anda gökler açıldı ve İsa, Tanrı’nın Ruhu’nun güvercin gibi inip üzerine konduğunu gördü. Göklerden gelen bir ses, “Sevgili oğlum budur, Ondan hoşnudum” dedi (Matta 16:17) İsa (Yahya’nın ögrencilerine) şöyle karşılık verdi: “Gidin, işitip gördüklerinizi Yahya’ya bildirin. Körlerin gözleri açılıyor, kötürümler yürüyor, cüzzamlılar temiz kılınıyor, sağırlar işitiyor, ölüler diriliyor ve Müjde yoksullara duyuruluyor.

Benden ötürü sendeleyip düşmeyene ne mutlu!”(Matta 11:4-6)

 

VE O DEDİ

 

Sana doğrusunu söyleyeyim bir kimse sudan ve ruhtan doğmadıkça Tanrı’nın egemenliğine giremez (Yuhanna.3:5). Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik oğlunu verdi. Öyle ki,

O’na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun (Yuhanna.3:16) Yaşam ekmeği Benim (Yuhanna 6:48) Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir.

(Yuh.10:11) Size yeni bir buyruk veriyorum: Birbirinizi sevin. Sizi sevdiğim gibi birbirinizi sevin. (Yuh.13:34) “YOL GERÇEK VE YAŞAM BENİM” Benim aracılığım olmadan Baba’ya kimse gelemez(Yuh.14:6) Bana iman edin; Ben Babadayım Baba’da bende. (Yuh.14:11) Benim adımla benden ne dilerseniz yapacağım.(Yuh.14:14)

 

 

ÇARMIH

 

İsa çarmıhını kendisi taşıyıp Golgota denilen yere çıktı. Orada onu ve iki kişiyi daha çarmıha gerdiler.(Yuhanna 15:17-18) İsa”Tamamlandı!dedi ve başını eğerek ruhunu teslim etti. (Yuh.19:30) Hiç kimsenin konulmadığı yeni bir mezar vardı... İsa’yı oraya koydular. (Yuh.19:42) Haftanın ilk günü kadınlar sabah çok erkenden, hazırlamış oldukları baharatı alıp mezara gittiler(Luka 24:1) Melekler “Diri olanı neden ölüler arasında arıyorsunuz? dediler. O burada yok.(Yuh.24:5-6) İsa yanlarına gelip kendilerine şöyle söyledi. “Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi. Bu nedenle gidin bütün ulusları ögrencilerim olarak yetiştirin; onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz edin size buyurduğum herşeye uymayı onlara öğretin. İşte ben dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim.(Matta 28:19-20)

 

 

KURTULUŞ

 

Kuşkusuz Tanrı yolunun sırrı büyüktür.

 

O bedende göründü.

 

Ruhça doğrulandı.

 

Meleklere göründü.

 

Uluslara tanıtıldı.

 

Dünyada O’na iman edildi.

 

Yücelik içinde yukarı alındı. (1. Tim. 3:16)

 

 

Yasa ve peygamberlikler buna tanıklık ediyor. Tanrı insanları İsa Mesih’e olan imanlarıyla aklar. Bunu iman eden herkes için yapar. Hiç ayrım yoktur. Çünkü herkes günah işledi ve Tanrı’nın yüceliğinden yoksun kaldı. İnsanlar İsa Mesih’te olan kurtuluşla Tanrı’nın lütfuyla karşılıksız olarak aklanırlar. (Romalılar 3:21-24)

 

Kendisinde Tanrı oğlu bulunanda yaşam vardır kendisinde Tanrı oğlu bulunmayanda yaşam yoktur. (1.Yuhanna. 5:12)

 

SONSUZ YÜCELTME

 

“Kutsal, Kutsal, Kutsaldır herşeye gücü yeten Rab Tanrı, var olmuş, var olan ve gelecek olan.” (Vahiy 4:8)

“Rabbimiz ve Tanrımız! Yüceliği, saygıyı ve gücü almaya layıksın. Çünkü herşeyi SEN yarattın. Hepsi senin isteğinle yaratılıp var oldu.” (Vahiy 4:11)

“Tomarı almaya mühürlerini açmaya layıksın!” Çünkü boğazlandın. Ve kanınla her oymaktan, her dilden, her halktan, her ulustan insanları Tanrı’ya satın aldın. Onları Tanrımızın hizmetinde bir krallık haline getirdin, kahinler yaptın.

 

Dünya üzerinde egemenlik sürecekler” (5:9-10)

 

“Boğazlanmış kuzu gücü, zenginliği, bilgeliği, kudreti, saygıyı, yüceliği, övgüyü almaya layıktır. (Vahi 5:11)

 

“Övgü, saygı, yücelik, ve güç sonsuzlara dek tahtta oturanın ve kuzunun olsun” (Vahiy 5:13)

Herşeye gücü yeten RAB Tanrı

Senin işlerin büyük ve şaşılası işlerdir.

Ey ulusların kralı,

Senin yolların doğru ve adildir.

 

Ya Rab senden kim korkmaz,

 

Adını kim yüceltmez?

 

Çünkü kutsal olan yalnız Sensin.

Bütün uluslar gelip sana tapınacaklar

Çünkü adil işlerin açıkça görüldü. (Vahiy 15:3-4)

 

 

“Ey Tanrımız bütün kulları!

 

Küçük, büyük Ondan korkan hepiniz O’nu övün. (Vahiy 19:5)

Haleluya!

 

Çünkü herşeye gücü yeten RAB Tanrımız egemenlik sürüyor.

Sevinelim, coşalım! O’nu yüceltelim!

Çünkü kuzunun düğünü başlıyor.

Gelini hazırlandı.

 

Giymesi için ona temiz ve parlak ince keten giysileri verildi

 

“Ne mutlu kuzunun düğün şölenine çağrılmış olanlara!” (Vahiy 19:6-9)

 

SON

 

Yeni bir yerle yeni bir gökyüzü gördüm. (21:1)

 

Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrı’nın ve kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları O’na tapınacak. O’nun yüzünü görecek.

Alınlarında O’nun adını taşıyacaklar. Artık gece olmayacak çıra ışığına da güneş ışığına da gereksinimleri olmayacak. Çünkü Rab Tanrı onlara ışık verecek, ve sonsuzlara dek egemenlik sürecekler. (22:3-5)

İşte tez geliyorum vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese yaptığının karşılığını vereceğim.

Alfa ve Omega, birinci ve sonuncu başlangıç ve son benim. (22:12)

 

Ruh ve gelin “gel” diyorlar işiten “gel” desin. Susayan gelsin yaşam suyundan karşılıksız alsın. (22:17)

RAB İSA’NIN LÜTFU KUTSALLARLA BİRLİKTE OLSUN! AMİN. (22:21)

 

O

 

15.Görünmez Tanrı’nın görünümü, bütün yaratılışın ilk doğanı O’dur.

 

16.Nitekim yerde ve gökte görünen ve görünmeyen herşey tahtlar, egemenlikler, yönetimler, hükümranlıklar O’nda yaratıldı. Herşey O’nun aracılığıyla ve O’nun için yaratıldı.

17. Herşeyden önce var olan O’dur, ve herşey varlığını O’nda sürdürmektedir.

 

18.Bedenin yani kilisenin başı O’dur. Herşeyde ilk yeri alsın diye başlangıç olan ve ölüler arasından ilk doğan O’dur.

19.Çünkü Tanrı bütün doluluğunun O’nda bulunmasını uygun gördü.

20. Mesih’in çarmıhta akıtılan kanı aracılığıyla esenliği sağlamış olarak yerdeki ve gökteki herşeyi O’nun aracılığıyla kendisiyle barıştırmaya razı oldu. (Koloseliler 1)

 

http://www.hristiyan.net

par Dursun GURSOY publié dans : Günlük incil okuma
ajouter un commentaire commentaires (0)    créer un trackback recommander
Mardi 23 novembre 2004

Murat Yetkin
'Myers bilgi verdi'
Ordu, Irak'tan kaygılı. Genelkurmay Başkanı Özkök, "ABD Genelkurmay Başkanı Myers, NATO'da bilgi verdi. ABD'lilere göre, durum basında çıktığı gibi vahim değil. Ancak gelişmeler tedirgin edici" dedi.
Musul'a da sıçradı
Özkök, "Çatışmaların yayılması ve tabii sınırlarımıza yaklaşması tedirginliğin bir kaynağı" diye konuştu. Özkök, 'Çatışmaların Musul'a da sıçramasını mı kastediyorsunuz?' sorusuna, kısaca 'Evet' yanıtını verdi.
Ecevit'e kısa yanıt
İktidarı Kıbrıs konusunda eleştiren eski Başbakan Ecevit, Özkök'e "Kıbrıs ve AB için ne düşünüyorsunuz" diye sordu. Özkök'ün yanıtı: "Biz 17 Aralık'ı bekliyoruz, oraya bakıyoruz..."
 Politika

'Çatışmaların yayılarak sınırımıza yaklaşması tedirgin edici' diyen Özkök, Kıbrıs ve AB için de şunları söyledi: 17 Aralık'a bakıyoruz

(1375 kişi okudu)

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Irak'taki gelişmelerin Ankara'da 'tedirginliğe' yol açtığını söyledi. Özkök, Musul'da da yayılan operasyonlara atfen, çatışmalar Türk sınırına yaklaştıkça tedirginliğin arttığı açıklamasında da bulundu. Genelkurmay Başkanı, Irak'taki gelişmelerin geçtiğimiz hafta NATO bünyesinde yapılan toplantıda da ayrıntılı olarak ele alındığını ve Türkiye tarafından da yakından
takip edildiğini söyledi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 21'inci kuruluş yıldönümü nedeniyle Ankara'da düzenlenen ve siyaset ve bürokrasiden geniş katılım görülen davete katılan Genelkurmay Başkanı Özkök, sorumuz üzerine Irak'taki son gelişmeleri şöyle değerlendirdi:
"Gelişmeler tedirgin edici. Çatışmalar yayılıyor. En son NATO toplantısında (16-17 Kasım'da Belçika'nın başkenti Brüksel'de yapılan NATO 151'inci Askeri Komite toplantısında) ABD Genelkurmay Başkanı Richard Myers ayrıntılı bilgi verdi. Amerikalılara göre, durum basının yansıttığı kadar vahim değil. Ancak çatışmaların yayılması ve tabii sınırlarımıza doğru yaklaşması tedirginliğin kaynaklarından biri. (Burada 'Çatışmaların Musul'a da yayılmasını mı kastediyorsunuz?' soruma, Özkök kısaca 'Evet' dedi.) Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bilgi ve görüş alışverişinde bulunuyoruz. Gerçi son bir-iki gündür yatışma eğilimi var ama, endişelerimiz devam ediyor."

Torumtay: Savaşa girmeye hazır değildik
Konuşmanın bu noktasında 1990 Aralık ayında, merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın o zamanki Irak krizi tutumunu onaylamadığı için istifa eden dönemin Genelkurmay Balkanı Necip Torumtay, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un da bulunduğu gruba katıldı.
Torumtay'a şunu sordum: "Anılarınızı dikkatle okudum. Zihnimde şu soru uyandı: Sizin o çıkışınız olmasaydı, Özal Türkiye'yi hazır olmadığı bir savaşa mı sokacaktı? Bunu çıkışınız mı durdurdu?"
Torumtay'ın yanıtı şu oldu: "Amaç oydu.
Zaten onu açıklamak için yazdım. Bir kere güney sınırlarımızdaki birliklerimiz böyle bir harekât için yeterli değildi. Mutlaka batı bölgelerinden birlik kaydırmak gerekecekti. Ayrıca bu kadar kapsamlı (1990'da Irak'a girmekten söz ediyor) bir harekât için uzun süre hazırlık yapmanız gerekecek. Böyle bir hazırlığın, sevkıyatın siyasi talimatı verilmemişti, dolayısıyla hazırlık da yoktu. Biraz kulaktan dolma bilgilerle, 'Buradan gireriz, öbür taraftan çıkarız' demenin gerçekleştirilebilir bir yanı görülmüyordu. Onu anlatmaya çalışıyorduk."
Orgeneral Özkök, başıyla onaylayarak, "Ne kadar az bilirseniz, bir şeyi yapmak size o kadar kolay gelir" diye devam ediyor: "Oysa konuya
hâkim olmaya başladıkça zorlukları da görür, ona göre önlem alırsınız. Özellikle askeri harekât gibi bir ulusun geleceğini ilgilendiren konularda bilgiyle hareket etmek gerekir."

Ecevit, Kıbrıs ve 17 Aralık
Konuşma grubuna bu aşamada KKTC davetlerine her koşulda katılmayı görev edinen eski Başbakan Bülent Ecevit de katıldı. DSP'nin yeni Genel
Başkanı Zeki Sezer ve yardımcısı Emrehan Halıcı da onunla birlikteydi.
Ecevit'in gelmesiyle konu Kıbrıs sorununa ve Avrupa Birliği'ne kaydı. Ecevit, Özkök'e Kıbrıs sorununda gelinen aşamadan duyduğu endişeleri sıralamaya başladı. Ecevit, AKP hükümetinin Kıbrıs sorununu gereksiz yere AB ile tartışma konusu yaptığına inanıyordu. AB'nin Türkiye'yi bütünüyle dışlamayı göze alamayacağını, bu nedenle KKTC'yi bir pazarlık konusu yapmanın Kıbrıs'ta geri adım atmak dışında bir sonuç getirmediğini söyledi. 10 Aralık 1999 akşamı, AB yetkililerinin Türkiye'nin ayağına kadar gelerek Helsinki'ye davet ettiklerini örnek veriyordu. Ecevit, "30 yıldır gayet iyi sürdürdüğümüz bir mücadele vardı, geri adım atmadık. Türkiye'nin yardımıyla her şey sağlandı. Beş üniversite kuruldu ve buralara dünyanın her yerinden öğrenci geliyor" deyip, Özkök'e "Yapılması gereken orayı daha güçlendirmek. KKTC'nin devlet olmak için ne eksiği var? diye sorunca, Özkök'ün yanıtı kısa oldu:
"Galiba bir tek diplomatik tanınması eksik. O da sağlanamıyor. İnşallah bir gün o da olur. Tabii bizim için asıl olan Türkiye'nin menfaatleri."
Ecevit'in Kıbrıs ve AB konusunda Özkök'ün ne düşündüğünü sorması üzerine de Genelkurmay Başkanı yine kısa bir yanıt verdi:
"17 Aralık'ı bekliyoruz, oraya bakıyoruz."



 

İran atom bombası üretiyor mu?
İstifa eden, ancak Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice, Kongre tarafından onaylanana dek görevini sürdürecek olan ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın, İran'ın nükleer silah üretmek üzere olduğunu söylemesi, gözleri bu konuya çevirdi.
Türkiye'nin elinde İran'ın nükleer programına ilişkin bilgi olup olmadığı, varsa bu bilgilerin nükleer silah üretimini işaret edip etmediği sorularıma, Orgeneral Özkök şu karşılığı verdi:
"Türkiye'nin elindeki bilgileri kamuoyu ile paylaşamam. Açık bilgiler ise Uluslararası Atom Enerji Ajansı verilerine dayanıyor. Powell'ın açıklamasını zaten biliyorsunuz.
Şu anda bir yorum yapmak istemem. Ancak bilgilerimizi kamuoyuyla paylaşamayız."

http://www.radikal.com.tr/sayfa.php?sayfa=4&tarih=21/11/2004&ozet=var

 

par Dursun GURSOY publié dans : Türkiye
ajouter un commentaire commentaires (0)    créer un trackback recommander
Mardi 23 novembre 2004

Müslümanlara uyarı
Schröder Müslüman nüfusa "Hukuk düzenimizi ve demokratik kurallarımızı kabul ettiğinizi gösterin" diye seslendi. Bugün Köln'de yapılacak yürüyüşe 30 bin Türk'ün katılması bekleniyor. FOTOĞRAF: DER SPIEGEL
Dini gerginlik yaşlı kıtaya yayılırken, AB ve Schröder Müslüman göçmeni Avrupalılaşmaya çağırdı. Bugün Köln'de Müslüman yürüyüşü yapılacak

21/11/2004 (759 defa okundu)

BERLİN - Hollanda'da İslam karşıtı film çeken yönetmen Theo Van Gogh'un öldürülmesine misilleme olarak camilerin yakılmasıyla patlak veren dini gerginlik yaşlı kıtaya yayılırken, Müslüman nüfusun entegrasyonu Avrupa gündeminin başına oturdu. Göçmenlerin Avrupalılaşması talebi, önce AB adalet ve içişleri bakanları, ardından Almanya Başbakanı Gerhard Schröder tarafından dile getirildi. Bugün Almanya'nın Köln kentinde 'Barış için teröre karşı birlikte' sloganıyla düzenlenecek yürüyüşe çoğu Türk 30 bin Müslüman'ın katılımı bekleniyor.
AB bakanlarının cuma günkü toplantısında, göçmenlerden, gittikleri ülkelerin dillerini öğrenmeleri ve Avrupa değerlerini benimsemeleri talep edildi. Entegrasyonun artık 25 üye ülkenin önceliği olduğu ve bu konuda standart politikalar geliştirilmesi gerektiğini belirten Hollanda Göç Bakanı Rita Verdonk, "Hollanda'da yaşamak isteyenlerin kurallarını benimseyip dilini öğrenmesi gerek. 500 bin Türk ve Fas göçmen dilimizi bilmiyor" dedi.
Dün de Gerhard Schröder, Almanya'nın ezici çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu üç milyonluk Müslüman nüfusuna entegrasyon çağrısı yaptı. Demokrasinin hukuksuz bölgeler ve paralel toplumlar olmasına müsamaha etmeyeceğini söyleyen Schröder, Müslümanlara "Net ve yanlış anlaşılmaya mahal bırakmayacak şekilde hukuk düzenimizi ve demokratik kurallarımızı kabul ettiğinizi gösterin" diye seslendi. Aydınlanmanın fikirlerini siyasetin yol göstericisi olarak koruyacaklarını belirten şansölye, "Ne Van Gogh'un öldürülmesi nedeniyle bir kültürler çatışmasına itilmemize izin verebiliriz, ne de bizimle yaşayan ve yaşamak isteyen Müslümanlar bize katılmadan kenarda durabilir" dedi. Schröder, göçmenlerin Almanca öğrenmesi gerektiğini, karşılığında toplumda kabul göreceklerini belirtti.

100 cami menzilde
Daha önce İçişleri Bakanı Otto Schily, nefret vaaz eden din adamlarının gerekirse sınır dışı edileceklerini söylemişti. Der Spiegel dergisi, Alman hükümetinin tonunun sertleşmesine koşut olarak camilerdeki vaazların tonunun yumuşadığını yazdı. Geçen hafta sonu Berlin'in Kruezberg semtindeki Mevlana Camisi'nin Türk imamı Yakup T., Almanları aşağılayıcı vaaz verirken görüntülenmesinin ardından, imamlıktan alınıp hakkında sınır dışı işlemi başlatılmıştı. Yakup T., bunun üzerine "Sözlerim yanlış ve yaralayıcıydı" dedi. Alman devletinin, cihat çağrıları yapıldığını söylediği 100 camiye baskıyı artırması beklenirken, bugün Köln kentinde yapılacak Müslüman yürüyüşüne Yeşiller'den Claudia Roth, Hıristiyan Sosyal Birlik'ten Günther Beckstein gibi siyasi yelpazenin her kesiminden isimler katılacak.
Ancak perşembe günü bir camiye molotofkokteylli saldırı düzenlenmesi, pek çok İslami örgütün yürüyüşü desteklemesine engel oluşturdu. (Dış Haberler)

http://www.radikal.com.tr/veriler/2004/11/21/haber_134908.ph p

par Dursun GURSOY publié dans : Iç ve dis aktüalite
ajouter un commentaire commentaires (0)    créer un trackback recommander

Recherche

Texte libre

Anisi 18 kasim ve 1 Aralik ' ta kutlalan aziz anastasia sehit bir türktür ve onun gibi daha bilmedigimiz ve kesfedeceginiz daha nice ortodoks türke rastlamak kimseyi sasirtmasin .

Geçmisini  fransizca olarak koyuyuorum , fakat pek yakinda türkçelestirilecetir .

Le 18 novembre, mémoire du Saint Néomartyr ANASTASE de l'Epire et de DANIEL le musulman converti

Un jour qu'il partait moissonner avec sa soeur et d'autres Chrétiens de son village de l'Epire, Anastase rencontra sur le chemin une troupe de cavaliers musulmans conduite par Moussa, le jeune fils du gouverneur ottoman de la région. Frappé par la beauté de la soeur d'Anastase, celui-ci voulut s'en emparer pour en faire l'objet de son plaisir grossier. Mais Anastase se précipita audacieusement contre les Turcs et laissa à sa soeur assez de temps pour s'enfuir. Chassés par les Chrétiens, Moussa et ses complices allèrent se plaindre auprès d