W3C

  • Feed RSS 2.0
  • Feed ATOM 1.0
  • Feed RSS 2.0

Texte libre

St Jean BaptVaftizci aziz Yahya

Chasteté et la lutte contre les pensées charnelles :
- Saint Jean le Précurseur (sa synaxe)
- Saint Dimitri le Megalomartyr (sa vie)
- Saint Moïse le Hongrois
- Saint Jean aux longues souffrances
- Saint Théodore de Byzance, Martyr
- Saint Ignace de l'Athos, Martyr
- Sainte Thomaïs
- Saint Martinien
- Saint Basile de Mangasée
- Sainte Marie l'Egyptienne (sa vie)
- Saint Joseph le Patriarche
- Sainte Suzanne
- Sainte Anysia la Vierge-Martyre

Troubles psychiques :
-
Saint Nahum (sa vie)
- Sainte Anastasie (sa vie)
- Saint Gérasime de Céphalonie, pour les possédés.

Afflictions :
- Saint Job aux Longues Souffrances
(sa vie)
-
Saint Eusthate et sa famille (sa vie)
-
Saints Quarante Martyrs de Sébaste (leurs vies)
- Saints Quarante Martyrs d'Amorium
- Saint Pimène aux Longues Souffrances des Grottes de Kiev

Situation, entrevue difficile :
- Saint Prophète David
(sa vie)
- Saint Patrick d'Irlande (sa vie - sa prière)

Empoisonnement :
-
Sainte Anastasie (sa vie)

Secours spirituel, consolation, componction :
-
Saint Ephrem le Syrien (sa vie)
- Saint Alexis l'Homme-de-Dieu (sa vie)
- Saint Séraphim de Sarov (sa vie)

Pour une bonne fin de vie :
-
Saint Archange Michel (sa synaxe)
-
Saint Niphon, Patriarche de Constantinople

Cancer :
- Saint Nectaire d'Egine (sa vie)

Procès, captivité :
- Saints Onuphre le Grand et Pierre de l'Athos (la vie de St Onuphre)
- Saint Georges le Megalomartyr (
sa vie)
- Saint Syméon le Theodoque (
sa vie)

Détresse, pauvreté :
- Saint Nicolas (sa vie)
- Saint Martin de Tour (sa vie)
- Saint Jean l'Aumonier (sa vie)
- Saint Jean de Cronstadt

Peste :
- Saint Charalampos (sa vie)
- Sainte Marina (sa vie)
- Saint Bessarion (sa vie)

Magie, démons :
-
Saint Cyprien et Sainte Justine (leur vie)
- Saint Théodore Sycéote
- Saint Métrophane de Voronèje

Fransizca bilenler için geçici olarak asagidaki siteye basvurmalarini salik veririm :

http://monastere-orthodoxe.chez.tiscali.fr/pages/saintsainvoquer.html

 

Recommander

Cliquez ici pour recommander ce blog

Calendrier

Juillet 2008
L M M J V S D
  1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31      
<< < > >>

Mercredi 1 décembre 2004

nasıl ağaçlar ayakta ölürse
yıllarca seni severek
yaşadığımı zannederek
yavaşça çürümüşüm


veda

nasıl ağaçlar ayakta ölürse
yıllarca seni severek
yaşadığımı zannederek
yavaşça çürümüşüm

bilir misin vazgeçemediğim

nasıl yıllarca kök saldı aşkın içime

dallarıma, yollarıma, yıllarıma

kollarımı sana her uzattığımda

biraz daha fazla kanadımı kırdığında

ne zaman başka yollara saptığımda

kusursuz yalanlarınla, hayasızca

yollarını hep kendi yoluna çıkartışına

kanmak isteyip sustuğumda.

görmezden geldiğim yıllarıma

en büyük yalancı sen miydin

yoksa, kendime asıl yalancı ben miydim.

bilir misin vazgeçemediğim

hala ayaktayım, ölmedim

ölmeyi istedim, ölemedim.

tüm yapraklarımı, uğruna

bilsem de, kızsam da, içim acısa da

sen, hep iyi ol diye

en güçlü rüzgarlarda

senin için dökmek istedim.

kara kışlarda, çıplak kaldığımda

üşüdüm, yalnız çok üşüdüm

sense vazgeçemediğim

kendince yaşadığın yalancı baharlarda

kendi yangınınla yavaş yavaş çürüdün

ben üşüdükçe yalnızlığımda

güçlenerek büyüdüm

çıkmaz yollarda seni bırakıp

hep baharlara çıkan yollara yürüdüm

ve vazgeçemediğim

vazgeçtiğim

kendi hayatıma kök salıp

çam ağacı misali büyüdüm

her mevsimden tat alıp

yorgun, suskun, kararlı

kendi toprağımda güçlendim

sen hangi mevsimi istersen

avunup onunla yaşa

hiçbir hazanda dökemediğim yapraklarımla

artık sana yer olmayan topraklarımda

dünleri bırakıp onurumla

yalansız yarınlara

içimde ince bir sızı kalsa da

her acıdan ders alıp

daha güçlüyüm, sensiz yarınlarda

par Dursun GURSOY publié dans : Kültür
ajouter un commentaire commentaires (0)    créer un trackback recommander
Mercredi 1 décembre 2004

ASAGIDAKI YAZI AZIZ SILOUANIN RUHSAL DENEYIMINE AITTIR :

Kendini Tanri’inin iradesine terketmek büyük bir iyiliktir . O zaman yanlizca Rab can ’ dadir ; Oraya baska düsünceler girmez . Dua berrakraklasir ve yürek , hatta beden elem çekerken bile Tanri’ nin sevgisini hisseder .

Bir can kendini tümüyle Tanri’nin iradesine terkettigi vakit , Rab’bin bizzak kendisi ona kilavuzluk etmeye baslar . Can baska zamanlar Yazilar ve ögretmenler tarafindan egitilirken o zaman dogrudan dogruya Tanri tarafindan egitilir . Fakat can’in ögretmeninin Rab’bin bizzat kendisi olmasi ve onu Kutsal-Ruh’un kayrasiyla egitmesi seyrektir . Bunu deneyleyenler çok az sayidadir : onlarki yanlizca Tanri’nin iradesine göre yasayanlardir .

Kibirli (gururlu ) insan Tanri’nin iradesine göre yasayamaz , keza o kendi kendisini yönlendirmeyi sever . Insanin tek akli yoluyla ve Tanri’dan vazgeçerek kendi kendini idare edemeyecegini o anlamaz . Bende ayni sekilde dünyadayken ve ve daha henüz Rab’bi ve onun Ktsal-Ruh’unu tanimamisken Rab’bin bizi ne kadar sevdigini bilmiyordum . Ve kendi öz aklima bel bagliyordum . Fakat Kutsal-Ruh yoluyla Tanri’nin oglu Rab’bimiz Isa Mesih’i tanidigim vakit o zaman can’im kendini Tanri’ya terketti . Ve o zamandan beri basima gelen tüm tecrübeleri kabül ediyor ve söyle diyorum : « Rab beni görüyor , kimden korkarim ? » . Fakat baska zaman böyle yasayamiyordum .

Kendini Tanri’nin iradesine terkeden için yasamak çok daha kolaydir , çünki hastalik’ta , fakirlikte ve zulümlerde bile söyle düsünür : « Bu Rab’bin hosuna gidiyor ve bende buna günahlarimdan dolayi katlanmaliyim .

Iste bir çok yillardan beri bas agrisindan elem çekiyorum ve ona tahammül bana zor , fakat bu bana iyilik ediyor , keza can hastalik yoluyla alçakgönüllü oluyor . Can’imin dua etmeye ve uyanik durmaya yakici bir istegi var , fakat hastalik bana bunu yapmama engel oluyor , keza hasta bedenin dinlenmeye ve sakinlige ihtiyaci vardir . Rab’be beni iyilestirmesi için çok dua ettim , fakat Rab duami kabül etmedi . Buda bunun bana yararli olmayacaginin isaretidir .

Fakat baska bir defa Rab’bin beni çabucak isitip beni kurtardigi olmustu : bir bayram günü yemekhanede balik servisi yapiyorduk . Yemek yerken derince bogazimda kalan bir kilçik yuttum . Aziz Pantéléimon’u anip ondan beni iyilestirmesini istedim , çünki doktorlarda bu kilçigi bogazimdan çikaramiyorlardi . Ve “ iyilestir ” sözcügünü telaffuz eder etmez can’ima su yaniti aldim : “ yemekhaneden çik , derince solu ve kilçik kanla çikacaktir ” . Ve aynisini yaptim . Disari çiktim , derince soludum , öksürdüm ve büyük bir kilçik kanla birlikte fiskirdi . Ve anladimki Rab beni bas agrilarimdan iyilestirmiyorsa böylece aci çekmenin bana yararli olacagi anlamina geliyor .

Dünyada en degerli sey Tanri’yi tanimak ve kismide olsa onun iradesini sezebilmektir .

Tanri’yi taniyan can her seyde kendini Tanri’nin iradesine terketmeli ve onun önünde korkuda ve sevgide yasamali.
Sevgide , keza Tanri sevgidir .
Korkuda , keza her hangi bir kötü düsünceyle Tanri ’ ya aykiri davranmamakta özenli olmak gereklidir .

Hey Ya Rab , sen öyle etki Kutsal-Ruh’un kayrasiyla savunulmus olup senin kutsal iradene göre yasayalim .

Kayra bizimleyken ruh’umuzu güçlendirir . Fakat onu kaybettigimiz vakit zayifligimizi kesvederiz . Görürüzki Tanri olmaksizin iyi bir düsünceye bile varamayiz .

Merhametli Tanri , sen bizim dayanaksizligimizi bilirsin . Senden sunu istiyorum : bana alçakgönüllü bir can ver , keza merhametinle alçakgönüllü can’a iradene göre yasama kuddreti verirsin . Ona tüm sirlarini açinlarsin ; Ona seni tanima ve hangi sonsuz sevgiyle bizi sevdigini anlamayi nasip edersin .

Tanri’nin iradesine uygun olarak yasayip yasayamadigimizi nasil bilebiliriz ?

Iste bir ipucu :
Bir seyin yoksunlugu sana aci çektiriyorsa kendini tümüyle ,( bir yandan onun iradesine göre yasama izlenimine sahip olurken ) , Tanri’nin iradesine terketmedigindendir .

Tanriya göre yasayan hiç bir sey için kaygi duymaz . Ve bir seye ihtiyaci varsa o seyi oldugu gibi kendisinide Tanri’ya baglar . Ve ihtiyaci oldugu seyi elde edemezse her seye ragmen sanki elde etmis gibi sakin durur .

Kendini Tanri’nin iradesine terkeden insan hiç bir seyden korkmaz : ne firtinadan ne hirsizlardan nede hiç bir seyden . Ve basina ne gelirse gelsin kendine söyle der : « bu Rab’bin hosuna gidiyor » .

Iste böyledirki can’da ve bedende baris korunur .

Kendisi için kaygi duyan can’i Tanri’da baris bulacak biçimde Tanri’nin iradesine kendini terkedemez . Fakat , alçakgönüllü can kendini TANRININ IRADESINE TERKEDER VE ONUN ÖNÜNDE KORKU VE SEVGI ICINDE YASAR :
Korkuda : Tanri’ya karsi hiç bir seyde günah islememek için .

Sevgide : keza can Rab’bin bizi ne kadar sevdigini bilir .

En iyi is kendini Tanri’nin iradesine terketmek ve tecrübelere umutla dayanabilmektir .
Rab elemlerimizi görerek bizi güçlerimizin disinda yükle yüklemeyecektir . Acilarimiz bize o denli agir görünüyorsa kendimizi Tanri’ya terketmedigizin isaretidir .

Her seyde kendini Tanriya terkeden can onda erinç bulur , keza deney ve Kutsal Yazilar yoluyla bilirki Rab bizi seviyor ve bize göz kulak oluyor , biryandan her seyi kayrasi yoluyla barista ve sevgide yasatarak .

Kendini Tanri’nin iradesine terkeden hasta , fakir ve zulüm çekecek olsa bile hiç bir seyden elem çekmez . Can bilirki Rab bize sevecenlikle özen gösterir . Kutsal-Ruh Tanrisal islere taniklikta bulunur . Fakat itaatsiz ve kibirli insanlar kendilerini Tanri’nin iradesine terketmek istemezler , keza onlar kendi öz iradelerini yerine getirmek isterler , buda can için o denli tehlikelidir .

Abba Poemen söyle diyor : « irademiz Tanriyla biz arasinda çelik bir duvar gibidir ve bizi ona yaklasmaya ve onun merhametini görmeye engel olur » .

Rab’bin emirlerini kolayca yerine getirebilmek için daima Rab’den can’nin barisini dilememiz gerekir ; Keza Rab iradesini yerine getirmeye çalisanlari sever ve onlarda Tanri’da büyük bir baris bulurlar .

Tanri’nin iradesini yerine getiren her seyden memnundur , çünki Rab’bin kayrasi onu sevinçli kilar . Fakat kismetinden hosnutsuz olan , hastaligindan yada kendisine suç isleyenden yakinan kendisinden Tanriya karsi minnattarligi kaldiran kibirli ruh içinde bulundugunu iyi anlasin .

Alçakgönüllü can daima Tanriyi hatirlar ve söyle düsünür : « Tanri beni yaratti , benim için elem çekti , günahlarimi bana bagislar ve beni teselli eder ; Beni besler ve beni bakima alir . Öyleyse niçin kaygi duyayim yada ölüm beni tehdit etse bile kimden korkayim ? » .

Rab kendini Tanri’nin iradesine terkeden her can’i aydinlatir , keza O söyle demistir : « sikinti gününde beni an ve sen bana hamt edeceksindir ( Mezmur 49 , 15 ) .

Her hangi bir seyden saskina düsen can Rab’bi sorgulamali ve Rab onu aydinlatacaktir . Buda özellikle talihsizlik ve huzursuzluk içinde olundugu zaman içindir . Insan ruhsal baba’sinida sorgulamali , keza buda çok alçakgönüllü bir tutumdur .

Inayetiyle Rab insan’a tecrübeleri minnattarlikla tahammül edilmesi gerektigini ögretir . Tüm yasamim boyunca elemimden dolayi tek bir kez defa mirildanmadim , fakat her seyi Tanri’nin elinden sagaltici bir ilaç olarak kabül ettim . Daima Tanri’ya sükrettim ve bunun için Rab bana büyük acilari kolayca tahammül etmemi bana nasibetti .

Yeryüzündeki tüm insanlar elemi anlatirlar . Ve Rab’bin bize gönderdigi elemler büyük olmamasina ragmen insanlara çekilmez görünüp onlari ezerler . Buda onlarin ne can’larini asagilamadiklarindan nede kendilerini Tanri’nin iradesine terketmek istemediklerinden gelir .

Fakat , kendilerini Tanri’ya terkedenleri Rab’bin bizzat kendisi kayrasiyla götürür . Onlar herseyi sevdikleri Tanri sevgisi yoluyla cesaretle çekerler ve bu sevgiyle ebediyen izzetleniceklerdir .

Yeryüzünde insan elemden kaçamaz . Fakat , kendini Tanrinin iradesine terkeden ona kolayca katlanir . O elemleri görür , fakat Tanri’ya umut eder ve elemlere katlanir .

Mesih’in Annesi haçin önünde dururken acisi kavranilamayacak biçimde büyüktü , çünki oglunu tahmin edemecegimizden daha fazla seviyordu . Ve bilirizki ne kadar seversek o kadarda elem büyüktür . Insan varligi olarak Tanri’nin Annasi onun acisina katlanamamis olurdu , fakat kendisini Tanri’nin iradesine terketti ve Kutsal-Ruh onu güçlendirdi ve ona bu aciya katlanma gücü verdi .

Ve Rab’bin göge çikisindan sonra Tanri’nin tüm halki için acilarda büyük bir teselli oldu .

Rab yeryüzüne Kutsal-Ruh’u vermistir ve O’nun kendisinde yasadigi kimse cenneti kendisinde tasidigini hisseder .

Belki diyeceksiniz : « neden benim Böyle bir inayetim yok » ? çünki kendini Tanri’nin iradesine terketmedigin için , fakat keyfine göre yasadigin içindir .

Kendi öz iradesini seveni bakiniz ; hiç bir zaman can’inda baris yoktur ve herzaman doyumsuz ve hosnutsuzdur . Fakat kendini Tanri’nin iradesine terkeden temiz ( saf ) duanin armaganini alir .

Çok kutsal Meryem Anamizda kendisini böyle biçimde Tanri’ya terketmistir : « iste Rab’bin hizmetçisi , bana sözüne göre olsun » . Ve bizde ayni sekilde söyle dersek : « ben senin hizmetçinim , senin iraden olsun » ! , o zaman Incil’de Kutsal-Ruh tarfindan yazilan Rab’bin sözleri can’imizda kalacaklardir ve tüm dünya Tanri sevgisiyle dolacaktir . Yeryüzündeki yasam ne kadar sasirtici olacaktir ! O denli yüzyillardan beri Rab’bin sözleri tüm dünyada duyulmasina ragmen , bununla birlikte insanlar onlari anlamiyorlar ve kabül’de etmiyorlar . Fakat Tanri’nin iradesine göre yasayan yerde ve gökte izzetlenecektir .

Kendini Tanri’nin iradesine terkeden yanlizca Tanyi’yla mesgüldür . Tanrisal kayra ona durmaksizin duada kalmaya yardim eder . Hatta çalissa ve konussa bile can’i daima Tanri’dadir ve kendini Tanrisal iradeye verdigi vakit Rab ona göz kulak olur .

Kutsal gelenek derkirki kutsal aile ( Meryem ve Yusuf ) Misira yolculuk sirasinda bir haydur onlarla karsilasir ve onlara hiç bir kötülük yapmaz ve söyle bildirir : « Eger Tanri enkarne ( beden almis ) olmus olsaydi bu çocuktan daha güzel olmazdi ve onlari baris içinde yollarina gitmeye birakir .

Yirtici bir hayvan gibi hiç bir kimseyi kayirmayan bir haydur kutsal aileye kötülük yapmamasi sasirticidir . Cocugun ve tatli annesini gördügünde haydutun can’i duygulanmis ve Tanrisal inayet ona dokunmustur .

Sehitleri yada aziz insanlari gördüklerinde yumuksaklasan vahsi hayvanlarlada ayni sey olusur ve onlara hiç bir kötülük yapmazlar . Hatta cinler bile alçakgönüllü ve yumusak canlardan korkarlar : böyle bir can onlara ( cinlere ) itaakarlik , oruç ve dua yoluyla üstün gelir .

Sasirtici diger olgu : haydut çocuk-Mesih’e merhamet etmistir , fakat büyük rahipler ve eskiler onu haça çakilmasi için Pilat’a teslim etmistir ve buda dua etmedikleri ve Rab’den ne yapmalari gerektigi ve nasil davranmalari konusunda kendilerini aydinlatmasini istemedikleri içindir .

Bu yüzden sik sik sefler ve diger insanlar iyiligi ararlar , fakat onun nerede oldugunu bilmezler .Tanri’da olduklarini ve onun( iyiligin ) bize Tanri tarafindan verildigini bilmezler .

Ne yapmamiz gerektigini Rab’bin bize kavratabilmesi için daima dua etmemiz gerekir ve Rab bizi yanlis yol almaya birakmayacaktir .

Adem Havva’nin kendine verdigi meyve konusunda Rab’bi sorgulama bilgeligi olmadi ve böylece cenneti kaybetti . David « Ulri’nin karisini almam iyimidir » diye Rab’den dilemedi ve zina ve cinayet günahina düstü .

Günahlar isleyen azizler içinde bunun aynisidir ; Rab’be kendilerine yardim etmesi ve aydinlamasini için dua etmedikleri için günaha düserler . Sarovlu aziz Serafim söyle diyor : « kendi öz aklima dayanarak konusursam yanilgilar olusuyor » .

Fakat bazi yanilgilar bizim yetkinsizligimizden gelir ve günah degildirler . Bunun aynisi Tanri’nin Anne’sindede olmustur . Incil’de deniyorki Yusuf’un esliginde kudüsü terkettiginde Oglunun akrabalarla yada tanidiklarla yol aldigini düsünüyordu ve yanlizca üç günlük aramanin sonundadirki O’nu Kudüs tapinaginda yasa doktorlariyla tartisirken buldu ( Luka 2 , 44-46 ) .

Yanlizca Rab her seyi bilir ; Bize gelince , ne olursak olalim , yanilgilar islemekten kaçinmamiz için Tanri’ya bizi ayditlatmasi için dua etmemiz gerekir ve ruhsal babamizida sorgulamamiz gerekli .

Tanrisal Ruh herkesi farkli bir tarzda yönetir : biri çölün yanlizligina kaçar ve yüregin duasinda sabreder ; digeri inasanlar için Tanri katinda sefaatta bulunur ; birine Mesih’in sürünü ( toplulugunu ) gütme kabiliyeti verilmistir ; digerine Incil’i yaymak yada elem çekenleri teselli etmek verilmistir . Bir digeri komsusunu isi ve serveti yoluyla yardim eder . Ve tüm bunlar farkli derecelere göre verilen Kutsal-Ruh’un armaganlaridir : birine otuz , digerine altmis ve bir baska digerinede yüz ( Markos 4 , 20 ) .

Biz birbirlerimizi yüregin sadeligi içinde seversek Rab bize Kutsal-Ruh yoluyla bir çok mucizeler gösterecektir ve bize büyük sirlari açinlayacaktir .

Tanri doymayan bir sevgidir ….

Ruh’um Tanri’da devinimsizlesiyor ve yazmayi durduruyorum….

Rab’bin bizi yönettigi benim ne kadar açik . Onsuz iyi bir düsünceye dahi sahip olamayiz Bunu için Rab’bin bize kilavuzluk edebilmesi için kendimizi alçakgönüllüce Tanri’nin iradesine terketmemiz gerekir .

Hepimiz yeryüzünde üzülürüz ve özgürlük arariz , özgürlügün neden ibaret oldugunu ve nerede oldugunu bilen azdir .

Bende özgürlük istiyorum ve onu gece gündüz ariyorum . Anladimki o Tanri katindadir ve Tanri onu yüregi alçakgönüllü olanlara , tövbe edenlere ve Tanri’nin önünde kendi öz iradelerini kesip atanlara verir . Tövbe edene Rab barisini ve kendisini sevme özgürlügünü verir . Ve dünyada Tanri’yi ve komsuyu sevmekten daha iyi bir sey yoktur . Can barisi ve sevinci bunda bulur .

Hey yeryüzünün bütün haklari , sizin önünüzde diz çöküyor ve size yalvariyorum : MESIH’e geliniz . Sizin için onun sevgisini biliyorum . ve bunun için onu tüm yeryüzüne bagiriyorum . Eger bir sey bilinmiyorsa bundan nasil bahsedebiliriz ?

Belki soracaksindir : « insan Tanri’yi nasil taniyabilir » ? Fakat ben diyorumki biz Tanriyi Kutsal-Ruh’la tanidik . Sende eger kendini asagilarsan o zaman Kutsal-Ruh sanada Tanriyi ifsa( révéler ) edecektir . Ve sende onu tüm dünyaya müjdelemek isteyeceksindir .

Yasliyim ve ölümü bekliyorum . Insanlarin sevgisi ugruna hakikati yaziyorum . Onlar ugruna can’im elem içinde . Kurtaracak tek bir insan olsada yardim edecegim bir seyim olursa bundan Tanri’ya tesekkürler ebediyen sunacagim . Fakat yüregim tüm dünya için aci çekiyor , ki bütün insanlarin tövbe edip Tanri’yi tanimasi , sevgide yasayip ve Tanri’daki özgürlükten tat almalari için .

Hey yeryüzünün bütün insanlari , dua ediniz ve günahlariniza aglayiniz . Rab size onlari affedecektir . Af neredeyse özgürlük ve sevgide orada egemenlik sürer .

Rab kafirin ölümünü istemez , ve tövbe edene Kutsal-Ruh’un inayetinin armagini verir . Can’a baris ve ruh ve yüerk yoluyla Tanri’da varolma özgürlügünü verir . Kutsal-Ruh bize günahlarimizi affettigi vakit can Tanri’ya temiz bir yürekle dua etme özgürlügünü kazanir . O zaman özgürce Tanri’yi seyredebilir ve onda dingince ve sevinç içinde oturur . Gerçek özgürlük iste budur . Fakat Tanri’siz özgürlügü bulamaz , çünki düsmanlar can ’ i kötü düsüncelerle gaflete ugratirlar .

Tüm dünyaya hakikati diyorum : Tanri’nin önünde igrençcim . Tanri bana Kutsal-Ruh’un inayetini vermemis olsaydi , kendi kurtulusumdan umutsuzluga düsmüs olurdum . Kutsal-Ruh bizi egiter ve bunun için Tanri konusunda yaziyorum , keza O beni yazmaya iter .

Insanlara merhamet ediyorum . Agliyorum ve onlar üzerine sizlaniyorum . Düsünenler çoktur : « çok günah isledim , öldürdüm , sisdet uyguladim , yalan sahitlik ettim ve ahlâksizlik içinde yasadim ve daha çok seyler yaptim » . Ve utanç onlari( insanlari ) pismanlik yolunda baglamaya engel oluyor . Fakat sunu unutuyorlarki tüm günahlari Tanri’nin önünde denizde bir damla su gibidir .

Hey benim yeryüzünün tüm insan kardeslerim ,henüz daha zaman varken tövbe ediniz . Tanri sizin tövbenizi merhametle bekliyor . Tüm gök , tüm kutsallar ’ da bu tövbeyi bekliyor . Tanri sevgi sevgi oldugu gibi azizlerdede Kutsal-Ruh sevgidir . Isteyiniz ve Rab size affedecektir . Ve günahlarinin affini elde ettigin vakit can’inda sevinç ve nese olacaktir . Kutsal-Ruh’un inayeti can’ina girecektir ve sana söyle diyecektir : « iste gerçek özgürlük ; O Tanri’dandir ve Tanri’dan gelmektedir » . Tanrisal inayet özgürlügü kaldirmaz , fakat yanlizca Tanri’nin emirlerini yerine getirmeye yardim eder . Adem inayet içindeydi , fakat iradesi ortadan kalkmisti . Ayni sekilde meleklerde Kutsal-Ruh’da konut kurarlar , fakat özgür iradeleri onlardan alinmaz .

Bir çok insan kurtulus yolunu bilmez . Karanliklara düserler ve hakikatin isigini görmezler . Rab var oldu , vardir ve var olacaktir ve tüm insanlari sevecenlikle kendine çagirir : « hey elem çekenler ve agir yük altinda yorulanlar bana gelin ; beni taniyiniz ve ben size baris ve özgürlük verecegim » .

Iste gerçek özgürlük : Tanri’da olmak . Baska zamanlar bende bunu bilmiyordum . Yirmi yedi yasina kadar Tanri’nin var oldugunu düsünüyordum , fakat onu tanimiyordum . Can’im O’nu Kutsal-Ruh yoluyla tanidigindan beri büyük bir arzuyla O’na yöneliyor . Ve simdi O’nu gece ve gündüz yanan bir yürekle ariyorum .

Rab istiyorki birbirlerimizi sevelim . Gerçek özgürlük sundan ibarettir : Tanri içjn ve komsu için sevgiden . Esitlik ve özgürlük orada bulunur . Sosyal düzende esitlik olamaz . Fakat bunun can için önemi yoktur . Herkesin kiral yada sultan olmasi olanakli degildir . ; herker patrik bas rahip yada sef olamaz . Fakat her kosulda Tanri’yi sevip O’na hos olabiliriz . Herseyden önce önemli olanda budur .

Tanri’yi her seyde gücendirmekten korkmak – ki bu sevginin ilk derecesidir - ; ruh’unu tutkusal düsüncelerden korumak – ki buda ilkinden daha büyük sevginin ikinci derecesidir - Can’inda inayetin varligini hissetmek – daha büyük sevginin üçüncü derecesidir .

Dördüncü derece – Tanri için kusursuz sevgi – canda ve bedende Kutsal-Ruh’un inayetine sahip olmaktir . Bu tür insanin bedeni bile kutsallasir ve ölümünden sonra kutsal kalintiya dönüsür . Büyük azizler , peygamberler ve aziz çileciler bu dereceye ulasmislardir . Bu dereceye ulasan bedensel asiri istegin etkisinden uzaktir . Özgürce genç bir kizla ve onun için hiç bir istek duymaksizin uyuyabilirler . Tanri sevgisi genç bir kiz için sevgiden – dolulugu içinde herkesin çekildigi sevgiden - daha küvvetlidir . Keza Kutsal-Ruh’un tatliligi bütünlügü içinde insani yeniden dogurur ve ona Tanri’yi kusursuzca sevmeyi nasip eder . Eger can Tanri’sal sevginin dolulugu içinde bulunuyorsa , dünyanin onun üzerinde hiç bir etkisi yoktur . Insan yeryüzünde digerleriyle yasamasina ragmen Tanri için sevgisinde dünyada olan herseyi unutur . Talihsizligimiz sudurki ruhumuzun kibirinden dolayi bu inayette sabredetmedigimizdir ve inayet can’i terkeder . Can onu aglayarak arar ve sizlanarak söyle der : “ Can’im Rab’bi özlüyor „ .

par Dursun GURSOY publié dans : Azizlerin yazilari
ajouter un commentaire commentaires (0)    créer un trackback recommander
Mercredi 1 décembre 2004

Türk Ceza Kanunu (TCK), 78 yıl aradan sonra değişiyor.

Tasarı'nın TBMM Genel Kurulu'nun yeni yasama yılında ele alınarak yasalaştırılması planlanıyor.

TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edilen tasarıda; ceza kanununun amacı, kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzeni ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemek olarak tanımlanıyor.

Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyecek ve güvenlik tedbiri uygulanamayacak.

İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamayacak. Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamayacak. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamayacak.

Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbiri verilecek.

Ceza Kanunu'nun uygulanmasında kişiler arasında ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet veya diğer fikir yahut düşünceler, felsefi inanç, milli veya sosyal köken, doğum, ekonomik ve diğer toplumsal konumlar yönünden ayrım yapılamayacak ve kimseye ayrıcalık tanınmayacak.

Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılamayacak. Ancak, sakınamayacağı bir hata nedeniyle kanunu bilmediği için meşru sanarak bir suç işleyen kimse cezaen sorumlu olmayacak.

Suçlarda ''etkin pişmanlık'' getiriliyor. Suçtan dolayı pişman olan, suçun ve bunun sonucunda doğacak zararın oluşmasını önleyen, suçlunun yakalanmasına yardım eden kişiye ceza verilmeyecek.

Yabancı ülkede işlediği suçtan dolayı yabancı ülkede hakkında hüküm verilmiş olan kişi, Türkiye'de yeniden yargılanacak.

Bir Türk vatandaşı, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı 1 yıldan az olmayan hapis cezası gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve kovuşturulabilirliğin bulunması koşuluyla Türk kanunlarına göre cezalandırılacak.

''İşkence ve çevrenin kasten kirletilmesi cezaları'', vatandaş veya yabancı tarafından yabancı ülkede işlenmesi durumunda Türk yasalarının uygulanacağı suçlar arasına girdi.

Irkı, dini, vatandaşlığı, belli bir sosyal gruba mensubiyeti, görüşleri nedeniyle kovuşturulacağına veya cezalandırılacağına ya da işkence ve kötü muameleye maruz kalacağına dair kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması halinde, suç işleyen kişi hakkındaki iade talebi kabul edilmeyecek.

''OLASI KAST''

Suçun oluşması, kastın varlığına bağlı olacak. Kast, ''suç tipindeki unsurların bilerek ve isteyerek gerçekleşmesi'' olarak tanımlanıyor.

''Olası kast'' da TCK'ya giriyor. Olası kast, kişinin suç tipindeki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen hareket etmesi halinde söz konusu olacak. Bu halde, ağırlaşmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda 20 yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunacak, diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilebilecek.

Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirlediği hallerde cezalandırılacak. Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen sonucunun öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi olarak tanımlandı.

Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek ceza, failin kusuruna göre belirlenecek. Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan sorumlu olacak. Her failin cezası, kusuruna göre ayrı ayrı belirlenecek.

''HAKSIZ TAHRİK'' İNDİRİMİ

Kamuoyunda, ''töre'' veya ''namus cinayeti'' olarak adlandırılan akraba içi öldürme suçlarında uygulanan haksız tahrik indirimi uygulaması değiştirildi. Buna göre, ''haksız tahrik'' için haksız bir fiilin varlığı aranacak.

Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 18 yıldan 24 yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine de 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası verilecek. Diğer durumlarda, verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilecek.

CEZA SORUMLULUĞU

Suçu işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu olmayacak. Bu kişiler hakkında ceza kovuşturması yapılmayacak. Ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanacak.

Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulacak. Kusur yeteneği olmayanları veya çocukları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılacak.

Başkasını suça azmettiren kişi, işlenen suçun cezasıyla cezalandırılacak. Çocukların suça azmettirilmesinde cezanın artırılması için altsoy ve üstsoy ilişkisi aranmayacak.

Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterli olacak, suçun işlenişine katılan her kişi kendi kusurlu fiiline göre ceza alacak.

KISA SÜRELİ HAPİS CEZALARI ERTELENECEK

İdam yerine öngörülen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı boyunca devam edecek, sıkı güvenlik rejimine göre çekilecek. Müebbet hapis cezası ise hükümlünün hayatı boyunca sürecek.

Kısa süreli hapis cezaları adli para cezasına, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesine, cezanın yarısından bir katına kadar süreyle belli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikten yasaklanmaya, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin belirli sürelerle geri alınmasına, kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya çevrilebilecek.

Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa adli para cezasına çevrilebilecek, ancak bu hüküm, bilinçli taksir suçlarında uygulanmayacak.

İşlediği suçtan dolayı 2 yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum olunan kişinin cezası ertelenebilecek.

Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin sonucu olarak bir kamu görevini üstlenme, seçme ve seçilme ehliyeti ve diğer siyasi haklardan, sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti yönetici ve denetçisi olma gibi belirli haklardan yoksun bırakılacak.

Suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilebilecek.
Suç işleyen çocuklara ve akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri alınabilecek.

İNDİRİM NEDENLERİ

Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine müebbet hapis, müebbet hapis cezası yerine 25 yıl hapis cezası verilecek. Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri, takdiri indirim nedeni olacak.

Kamuoyunda bir kişiyi öldüren ile birden fazla kişiyi öldürenin aynı cezaya çarptırılması nedeniyle eleştiri konusu olan ''cezaların içtimaı'', TCK'dan çıkarıldı. Bununla, birden fazla müebbet hapis cezası alanın cezalarının ayrı ayrı infaz edilmesine imkan tanındı.

Genel af halinde kamu davası düşecek ve hükmolunan cezalar bütün sonuçları ile birlikte ortadan kalkacak. Özel af ile hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilebilecek veya infaz kurumunda çektirilecek süresi kısaltılabilecek ya da adli para cezasına çevrilebilecek. Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunlukları, özel affa rağmen etkisini sürdürecek.

TÖRE CİNAYETLERİ

Kasten adam öldürme suçunu işleyen kimse müebbet hapis cezasıyla cezalandırılacak.

Kasten insan öldürmenin suçu, tasarlayarak; canavarca hisle veya eziyet çektirerek; yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal maddeler kullanılmak suretiyle; üstsoy ya da altsoydan birine ya da eş veya kardeşe, 18 yaşından küçüğe, fizik ve ruhsal açıdan kendisini savunamayacak durumda bulanan kişiye karşı ve kan gütme saikiyle işlenmesi halinde ise kişiye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilecek.

Nitelikli adam öldürme halleri arasında sayılan töre saikiyle işlenen cinayetlerde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenecek.

İhmal sebebiyle kasten insan öldürmenin cezası da ağırlaştırıldı. Belli bir yükümlülüğün ihmaliyle ölüme neden olan kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 20 yıldan 25 yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine 15 yıldan 20 yıla kadar, diğer hallerde ise 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.

EVLİLİK DIŞI ÇOCUĞUNU ÖLDÜREN ANNE

Evlilik dışı çocuğu öldüren annenin cezası indirilmeyecek, aksine insan öldürme suçundan ceza alacak.Evlilik dışı doğan çocuğunu öldüren annenin ceza indiriminden yararlanmasını içeren madde, verilen bir önergeyle tasarı metninden çıkarıldı. Buna göre, evlilik dışı doğan bebeğini öldüren annenin cezası indirilmeyecek, aksine insan öldürme suçundan yargılanacak.

Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.

İNSAN ÜZERİNDE DENEY YAPMAK YASAK

İnsan üzerinde bilimsel deney yapan kişi hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istenecek. İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğu gerektirmemesi, çeşitli kriterlere dayandırılıyor.

Çocuklar üzerinde bilimsel deney yapılabilmesi için, bu deneyin mutlaka çocuklar üzerinde yapılması ile çocukların ve anne babasının rızası koşulu aranacak.

Hasta üzerinde rızası olmaksızın tedavi amaçlı denemede bulunan kişi 1 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.

Ancak bilinen tıbbi yöntemlerin uygulanmasının sonuç vermeyeceği anlaşılırsa, kişi üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel yöntemlere uygun tedavi amaçlı deneme, ceza sorumluluğu gerektirmeyecek.

ORGAN VE DOKU TİCARETİ

Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın kişiden organ alan kimse, 5 yıldan 9 yıla kadar hapse çarptırılacak. Suç konusu doku olursa, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.

Belli bir çıkar karşılığı hukuka aykırı olarak ölüden organ veya doku alan kimse, 1 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

Organ veya doku satın alan, satan, satılmasına aracılık eden kişi de 5 yıldan 9 yıla kadar hapisle yargılanacak.

Organ veya doku teminine yönelik ilan veya reklam veren veya yayınlayan kişi hakkında 1 yıla kadar hapis cezası istenecek.

Organ veya dokularını satan kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak hakkında verilecek cezada indirim yapılabilecek veya ceza verilmeyebilecek.

İŞKENCEYE AĞIR CEZA

İşkence yapan kamu görevlisi hakkında 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası istenecek. İşkence suçunun kasten ihmali durumunda suçu işleyen kamu görevlisi gibi cezalandırılacak.

Yaşı veya hastalığı nedeniyle kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmışsa kasten yaralama, ölmüşse ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanacak.

Soykırım, insanlığa karşı suçlar, insan ticareti ve göçmen kaçakçılığı da Tasarı'da düzenlendi.

Tasarı'ya göre, yaşı, hastalığı ve yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu ilgili makamlara bildirmeyen kişilere, 1 yıla kadar hapis ve adli para cezası verilecek.

Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Bu durumda, trafik kazası veya başka nedenlerle yaralanmış kişileri yetkililere bildirmeyen kişiler cezalandırılacak.

KÜRTAJ SÜRESİ KORUNDU

Tasarıda, kürtaj süresi 10 hafta olarak korundu. Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi, 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

Tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi 10 haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Bu durumda, çocuğun düşürülmesine rıza gösteren kadın hakkında 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası verilecek.

Rızaya dayalı olsa bile gebelik süresi 10 haftayı doldurmamış olan bir kadının çocuğunun yetkili olmayan bir kişi tarafından düşürtülmesi halinde 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.

TECAVÜZLE HAMİLE KALINMASI

Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu (tecavüz) gebe kalması halinde, süresi 20 haftadan fazla olmamak ve kadının rızası alınmak koşuluyla gebeliği sona erdirenlere ceza verilmeyecek. Ancak, bunun için gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi zorunlu tutulacak.

Gebelik süresi 10 haftadan fazla olan kadının çocuğunu isteyerek düşürmesi halinde 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması öngörülüyor.

Bir erkek veya kadını rızası olmaksızın kısırlaştıranlara 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası verilmesini düzenliyor.

CİNSEL SALDIRI

Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişiye, mağdurun şikayeti üzerine, 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası verilecek. Fiilin, vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenmesi durumunda 7 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak. Bunun eşe karşı işlenmesi halinde ise soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurunu şikayetine bağlı olacak.

Cinsel saldırı suçunun beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye, kamu görevinin ve hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak, bir iki ve üçüncü derecede kan ve kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye, silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde bu ceza, yarı oranında artırılacak.

Cinsel saldırı suçunun işlenmesi sırasında mağdurun direncinin kırılmasını sağlayacak ölçünün ötesinde cebir ve şiddet kullanılması durumunda kişi ayrıca kasten yaralama suçundan dolayı cezalandırılacak.

Cinsel saldırı suçunun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde faile 10 yıldan az olmamak üzere hapis cezası verilecek. Suç sonucunda mağdurun ölümü halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunacak.

ÇOCUKLARIN İSTİSMARI

Tasarıyla, çocukların cinsel istismarına ağır cezalar getiriliyor. Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, 3 yıldan 8 yıla kadar hapisle cezalandırılacak. Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.

Cinsel istismarın üstsoy, ikinci veya üçüncü derecede kan veya kayın hısmı, üvey baba, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, sağlık hizmeti veren veya koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza yarı oranında artırılacak.

REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ

Cebir, tehdit ve hile olmaksızın 15 yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Fail mağdurdan 5 yaş daha büyükse, şikayet koşulu aranmaksızın cezası 2 kat artırılacak.

Bir kişiye cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında mağdurun şikayeti üzerine 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına veya adli para cezasına çarptırılacak.

HÜRRİYETE KARŞI SUÇLAR

Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine, öğrencilerin toplu olarak oturdukları bina veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına engel olunması halinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Cebir ve tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla kamu kurumu faaliyetinin yürütülmesine engel olunmasına 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istenecek.

Bir kimseye karşı siyasi partiye üye olma veya olmama, siyasi partilerin faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, siyasi partiden veya siyasi parti görevinden ayrılmaya, seçim yoluyla gelinen bir kamu görevine aday olmamaya veya seçildiği görevden ayrılmaya zorlamak amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasi partinin faaliyetlerinin engellenmesi halinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.

Cebir veya tehdit kullanarak bir kimseyi dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye zorlayan ya da bunları açıklamaktan, yaymaktan meneden kişi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak.

Dini ibadet ve ayinlerin toplu olarak yapılmasının, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı bir davranışla engellenmesi halinde aynı ceza verilecek.

Bir kişinin konutuna rızasına aykırı olarak giren veya rızayla girdikten sonra çıkmayan kişiye, mağdurun şikayeti üzerine 6 aydan 2 yıla kadar; hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisi 3 aydan 1 yıla kadar hapisle yargılanacak.

SENDİKAL HAKLARIN KULLANILMASINI ENGELLEME

Hukuka aykırı başka bir davranışla iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden kişi hakkında ise mağdurun şikayeti üzerine 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istenecek.

Bir kimseye karşı sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla cebir veya tehdit kullanan kimse hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.

Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cazalandırılacak.

Dilekçe hakkının kulanılmasını engelleyenler hakkında 6 aya kadar hapis cezası istenecek.

AYRIMCILIK

''Ayırımcılık'' suçu, Anayasa'nın 10. maddesinin birinci fıkrasına göre düzenlendi. Buna göre,, ''dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım yaparak'' kimi eylemlerde bulunanlar 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılacak.

HAKARET

Hakaret suçunun cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası olarak düzenlendi. Hakaret suçunun kişinin mensup olduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi halinde cezanın alt sınırı 1 yıldan az olmayacak.

Bir kimsenin öldükten sonra hatırasına hakaret eden kişi, 3 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılacak.
Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç, hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlı olacak. Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmişse, ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilecek.

ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ

Kişiler arasında haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasına çarptırılacak. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.

Kişiler arasında aleni olmayan konuşmaları, taraflardan birinin rızası olmaksızın bir dinleme aletiyle izleyen ve bunları ses cihazıyla kaydeden kişi hakkında 2 aydan 6 aya kadar hapis cezası istenecek.

Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istenecek, gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde cezanın alt sınırı 1 yıldan az olmayacak.

Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye 6 aydan 3 yıla kadar hapis; kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine, hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse hakkında da aynı ceza; kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi ise 1 yıldan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.

Kişisel verilerin kaydedilmesi, verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi veya verileri yok etme, şikayete bağlı suç olmayacak.

HIRSIZLIK

Bir başkasına ait taşınır malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak amacıyla bulunduğu yerden alan kimseye 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Ekonomik değer taşıyan her türlü enerji, ''taşınır mal'' sayılacak. Nitelikli hırsızlık suçunun elektrik enerjisi hakkında işlenmesi halinde ise cezası, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olacak.

Kapkaç suçu, ''nitelikli hırsızlık'' kapsamına alınarak, cezası 3 yıldan 7 yıla kadar hapis olarak belirlendi.

Hırsızlık suçunun sıvı veya gaz halindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine, depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde aynı ceza uygulanacak. Bu suç örgüt halinde işlenirse 15 yıla kadar hapis ve 10 bin güne kadar adli para cezasına hükomolunacak.

Hırsızlık suçunun gece işlenmesinde verilecek ceza, üçte bir oranında artırılacak.

Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi ceza verilmekten de vazgeçilecek. Hırsızlık suçu; bir malın geçici bir süre kullanılmasından sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde ceza yarı oranına kadar indirilecek.

Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak amacıyla işlenmesi durumunda olayın özelliğine göre verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi ceza verilmeyebilecek.

YAĞMA VE DOLANDIRICILIK

Yağma suçunun cezası 6 yıldan 10 yıla kadar, nitelikli yağmanın suçu ise 10 yıldan 15 yıla kadar hapis olacak. Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanılması halinde, ancak tehdit ve kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanacak.

Başkasının malına zarar veren kişiye 4 aydan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezası; mala zarar vermenin nitelikli haller içine girmesi durumunda ceza 1 yıldan 6 yıla kadar hapis olacak.

İbadethane ve mezarlıklara zarar veren, 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

Dolandırıcılığın suçu 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası, bu suçun dini inanç ve duyguların istismarı, kamu kurum ve kuruluşlarının zarara uğraması, bilişim sisteminin kullanılması, sigorta bedelinin almak amacıyla işlenmesi halinde bu ceza 2 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası hükmolunacak.

HİLELİ İFLAS

Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli tasarruflardan önce veya sonra iflasa karar verilmiş olması halinde 3 yıldan 8 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.

Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflasa sebebiyet veren kişi, iflasa karar vermiş olması halinde 2 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.

Otomatik aletler aracılığıyla sunulan ve bedeli ödendiği takdirde yararlanılabilen bir hizmetten ödeme yapmadan yararlanan kişi 2 aydan 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılacak. Şifreli ve şifresiz yayınlardan sahibinin rızası olmadan yararlanan kişi, 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası istenecek.

Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı satan alan veya kabul eden kişi hakkında 6 aydan 3 yıla kadar ve bin güne kadar adli para cezası istenecek.

GENEL GÜVENLİĞİN KASTEN TEHLİKEYE SOKULMASI

Tasarı'ya göre, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması halinde kişiye 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilecek. Yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olan kişi hakkında da 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülüyor.

Bir başkasını, sağlığını bozma amacıyla radyasyona tabi tutan kişi 3 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Atom enerjisini serbest bırakarak patlamaya ve bu suretle bir başkasının hayatını, sağlığını, malvarlığını önemli ölçüde tehlikeye uğratmaya sebebiyet veren kişi hakkında 5 yıldan az olmamak üzere hapis cezası istenecek.

Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması ve el değiştirilmesi durumunda 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.

Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünü, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlike oluşturabilecek şekilde ihmal eden kişi hakkında 6 aya kadar hapis ve adli para cezasına istenecek.

İnşaat ve yıkım faaliyeti sırasında insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli tedbirleri almayan kişi hakkında 3 aydan 1 yıla kadar hapis, gözetimi altındaki hayvanı başkalarının sağlığı ve hayatı için tehlike oluşturacak şekilde ihmal eden kişi hakkında da 6 aya kadar hapis cezasına hükmolunacak.

Kara, deniz, hava ve demiryolu ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için konulan her türlü işareti değiştiren, kullanamaz hale getiren ve konuldukları yerden kaldırarak başkalarının hayatını ve malvarlığını tehlikeye atan kişi 1 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.

Alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi, 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

Deniz, hava veya demiryolu ulaşımında başkaları için tehlike oluşturan kişi için de 3 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.

ÇEVRENİN KİRLETİLMESİ

Çevreye zarar verecek şekilde atık veya artıkları toprağa; suya veya havaya kasten bırakan kişi hakkında 6 aydan 2 yıla kadar; atık ve artıkları izinsiz olarak ülkeye sokan kişi hakkında ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istenecek.
Başka bir kimsenin sağlığının zarar görmesine neden olacak şekilde gürültü yapan kişi, 2 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasına çarptırılacak.

GECEKONDU YAPTIRANA AĞIR CEZA

Yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi 2 yıldan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.
Yapı ruhsatı alınmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapan ya da bu hizmetlerden yararlanılmasına izin veren kişi de aynı cezaya çarptırılacak.

Yapı kullanma izni alınmamış binalara elektrik, su, telefon; veya gaz bağlantısı yapan veya bu hizmetlerden yararlanılmasına izin veren kişi hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.

Yapı kullanma izni alınmadan binalarda herhangi bir sınai veya ticari faaliyetin icrasına izin veren kişi 1 yıldan 3 yıla kadar cezasıyla yargılanacak.

UYUŞTURUCU

Uyuşturucu madde kullanımı ve ticaretine karşı ağır cezalar getiriliyor. Kullanmak için uyuşturucu madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, 1 yıldan 2 yıla kadar hapis cezası istenecek. Kendisi için uyuşturucu madde üreten kişi için de aynı ceza talep edilecek.

Uyuşturucu madde kullanan kişi hakkında ''denetimli serbestliğe'' hükmolunacak. Bu süre, 1 yıldan 3 yıla kadar
olacak. Kişi, denetimli serbestlik ve tedavisi için gerekli yükümlülükleri yerine getirirse hapis cezası infaz edilmeyecek. Ama bundan vazgeçerse verilen ceza uygulanacak.

Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız ve ruhsata aykırı olarak imal eden, ülkeye sokan veya ihraç eden kişi, 10 yıldan az olmamak üzere hapis cezası ve 20 bin güne kadar adli para cezasına çarptırılacak.

Uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkasına veren, parasız devreden, nakleden, depolayan, kazanç amacıyla satın alan hakkında 5 yıldan 15 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar hapis talep edilecek.

Uyuşturucu maddenin eroin, kokain ve esrar olması halinde ceza yarı oranında artırılacak.

Uyuşturucu veya uyarıcı etkisi doğurmamakla birlikte uyuşturucu madde üretiminde kullanılan, ithal ve imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye sokan, imal eden, satan, satın alan, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi 4 yıldan az olmamak üzere hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası istemiyle yargılanacak.

Bu suçlar doktor, veteriner, kimyager, eczacı, laborant, diş hekimi, dişçi, sağlık memuru, ebe, hemşire, hastabakıcı, ilaç ticareti ile uğraşan kişiler tarafından işlenirse ceza yarı oranında artırılacak.

Uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırmak için özel yer, donanım ve malzeme sağlayan, kullanılması ve yakalanmasını zorlaştırıcı önlemleri alan, kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi veren kişiler hakkında 4 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası istenecek. Bu suçun sağlık personeli ve ilaç ticareti yapan kişiler eliyle yapılması halinde ceza yarı oranında artırılacak.

Uyuşturucu madde imal eden ve ticaretini yapan kişi yetkili makamlara haber verirse ve verdiği bilgi uyuşturucu ve uyuşturucu
ticareti yapanların yakalanmasına yararsa, bu kişi hakkında ceza istenmeyecek. Kişi, verdiği bilgilerle yetkili makamlara yardım ederse ceza dörtte bir oranında indirilecek.

Uyuşturucu madde kullanan kişi, soruşturma başlamadan yetkililere haber verir ve tedavi olmak istediğini söylerse hakkında ceza istenmeyecek.

BAŞKA YERE ÖLÜ GÖMMEK

İçerisinde zehir bulunan ve üretilmesi, bulundurulması veya satılması izne bağlı olan maddeyi izinsiz olarak üreten, bulunduran, satan veya nakleden kişi, 2 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

Sağlık için tehlike oluşturabilecek maddeleri çocuklara, akıl hastalarına veya uçucu madde kullananlara veren veya tüketimine sunan kişi 6 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.

Bulaşıcı hastalıklara ilişkin önlemlere aykırı davranan kişi hakkında 2 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.
Ölü gömülmesine ayrılan yerlerden başka yerlere ölü gömen veya gömdüren kişi hakkında ise 6 aya kadar hapis cezası istenecek.

SAHTECİLİK

Parada sahteciliğin cezası 2 yıldan 12 yıla kadar hapis, kıymetli damgada sahteciliğin cezası da 1 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak öngörülüyor. Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi hakkında 2 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası istenecek.

Resmi belgede sahtecilik yapmanın cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapis, özel belgede sahteciliğin cezası ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis olarak kabul edildi.

SUÇ İŞLEMEYE TAHRİK

Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla, hayat sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi hakkında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilecek.

Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak birbirini öldürmeye tahrik eden kişi hakkında 15 yıldan 24 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.

Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini diğer bir kesimi aleyhine kamunun güvenliği için tehlikeli tarzda kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına mahkum edilecek.

Halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istenecek.

Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.

İşlenmiş bir suçu veya işlenmiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kişi hakkında 2 yıla kadar hapis; halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasına çarptırılacak.

İmam, hatip, vaiz, rahip, haham gibi din hizmeti veren kişiler, görevini yerine getirirken devlet idaresini, kanunları veya hükümet icraatlarını alenen kötülerse haklarında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istenecek.

ÖRGÜT İÇİN EN AZ 3 KİŞİ

Suç işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün, yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasına mahkum edilecek. Örgütün varlığı için üye sayısının en az 3 olması gerekecek.

Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olanlar 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılacak, örgütün silahlı olması halinde ceza dörtte birinden yarısına kadar artırılacak.

Örgütün faaliyeti içerisinde suç işlenmesi halinde ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilecek. Örgüt yöneticileri, örgüt faaliyeti içerisinde işlenen tüm suçlardan dolayı fail olarak cezalandırılacak.

Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kimse ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayı mahkum edilecek. Örgüt içerisinde hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi de örgüt üyesi gibi cezalandırılacak.

Örgütün veya amacının propagandasını yapan kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanacak.

Şapka, Türk Harfleri, Giyilmesi Yasak Kisveler Hakkındaki Kanun'un koyduğu yasaklara veya yükümlülüklere aykırı hareket edenler hakkında da 3 aydan 1 yıla kadar cezasına hükmolunacak.

UÇAK KAÇIRMAK

Cebir ve tehdit kullanarak ya da hileyle hava ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen veya bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi hakkında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istenecek.

Kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen, bu aracı hareket halindeyken durduran ya da başka bir yere götürün kişi hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar; aynı suçun deniz ve demiryolu aracı olması durumunda ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörüldü.

ÇOCUKLARIN PORNOGRAFİDE KULLANILMASINA AĞIR CEZA

Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, 6 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.

Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren, bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten; bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten; bu ürünleri içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya arzeden; bu ürünleri satışına mahsus alışveriş yerleri dışında satan veya kiraya veren; bu ürünleri sair mal veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya dağıtan, reklamını yapan kişi hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezası istenecek.

Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yoluyla yayınlayan veya yayınlamasına aracılık eden kişi 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezasına çarptırılacak.

Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları kullanan kişiye, 5 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arzeden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, 1 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezasına çarptırılacak.

Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses ve görüntü içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arzeden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi de 1 yıldan 4 yıla kadar hapisle yargılanacak.

Bu ürünlerin içeriğini basın ve yayın yoluyla yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden ya da çocukların ulaşmasını sağlayan kişi ise 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

Bu düzenleme, bilimsel eserler ile çocukların pornografide kullanılması hariç olmak üzere sanatsal ve edebi eserler için uygulanmayacak.

FUHUŞ

Tasarıyla, çocukların fuhuşa teşvik edilmesine de ağır yaptırımlar getiriliyor. Çocuğu fuhuşa teşvik eden, bunu kolaylaştıran kişiye 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ve 5 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de ''tamamlanmış suç'' gibi cezalandırılacak.

Bir kimseyi fuhuşa teşvik eden ve bunu kolaylaştıran kimseye 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 3 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Fuhuşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanması da fuhuşa teşvik sayılacak. Fuhuş amacıyla ülkeye insan sokan ve ülke dışına insan çıkaran da aynı cezayı alacak.

Fuhuşa sürüklenen kişi tedavi ve terapiye tabi tutulacak.

DİLENCİLİK

Kumar oynanması için yer ve imkan sağlayan kişi hakkında 1 yıla kadar hapis cezası istenecek. Çocukların kumar oynaması için yer ve imkan sağlayan kişi hakkında verilecek ceza, bir katı oranında artırılacak.

Çocukları beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılacak. Bu suç 3. derece kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenirse, verilecek ceza yarı oranında artırılacak.

DİNSEL TÖRENLE EVLİLİK

Birden çok evlilik, hileli evlenme veya dinsel törenle evlenen kişi hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.
Aralarında evlenme olmaksızın, evlenmenin dinsel törenini yaptıranlar hakkında 2 aydan 6 aya kadar hapis cezası verilmesi hükmü TCK Tasarısı'nda aynen korundu.

ÇOCUĞUNU DÖVEN ANNE VE BABAYA DA CEZA

Sağlık kurumundaki bir çocuğu başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi hakkında 1 yıla kadar hapis cezası istenecek.
Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamele yapan kimse, 2 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, korumak veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde disiplin yetkisini kötüye kullanan kimseye, 1 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Aile hukukundan doğan bakım, eğitim, destek olma yükümlüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, 1 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış olduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimse hakkında 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istenecek.

Velayet hakları kaldırılmış olsa da itiyadı sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketler sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocukların ahlaki, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan anne veya baba, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

İHALEYE FESAT KARIŞTIRMA

Kamu kurum veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalarına ilişkin ihalelere fesat karıştıran kişi hakkında 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası istenecek.

İhaleye fesat karıştırma sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmiş olması halinde ceza yarı oranında artırılacak.

Belli bir mal veya hizmeti satmaktan kaçınarak kamu için acil bir ihtiyacın ortaya çıkmasına neden olan kişi, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

TEFECİLİK

''Tefecilik'' suçu da tasarıda yeniden düzenlendi. Buna göre, kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verenlere 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası verilecek.

Cebir veya tehditle bir kimseyi sınai veya ticari bir sırrı açıklamaya mecbur kılanlar ise 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasıyla
yargılanacak.

SAHTE KREDİ KARTI KULLANAN

Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kimseye 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezası verilecek. Bu suçun, bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurumu veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılacak.

Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, 4 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

ZİMMET VE İRTİKAP

Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanacak.

Zimmet suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle verilecek ceza, üçte birden yarıya kadar indirilecek.
Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle yargılanacak.

Zimmet ve irtikap suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun faili olarak sorumlu tutulacak. Denetim görevini ihmal ederek zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu görevlisi hakkında 3 aydan 3 yıla kadar hapis cezası istenecek.

RÜŞVET

Rüşvet alan veya bu konuda diğer bir kişiyle anlaşmaya varan kamu görevlisi hakkında 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.

Rüşvet veren kişi de kamu görevlisi gibi cezalandırılacak. Rüşvet konusunda anlaşmaya varılması halinde suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunacak.

Rüşvet alan veya bu konuda anlaşmaya varan kişinin, yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması halinde verilecek bu ceza üçte birden yarısına kadar artırılacak.

GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA

Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması halinde kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanacak.

Görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız kazanç sağlayan kamu görevlisi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanacak.

Görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istenecek.

Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, 6 aya kadar hapis veya adli para cezasına çarptırılacak.

Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi, 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Suçun yargı görevini yapan kişilere karşı işlenmesi halinde bu ceza, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis olacak.

Sıfatı veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticarı sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi ve begeleri etkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, 1 yıdan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak. Bu hüküm, fenni keşif ve sınai uygulamaya ilişkin bilgiler için de uygulanacak.

KANUNA AYKIRI EĞİTİM

Kanuna aykırı eğitim kurumu açanlara ve buralarda öğretmenlik yapanlar ile bunları çalıştıranlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Bu yerlerin kapatılmasına da karar verilebilecek.

İFTİRA VE YALANCI TANIK

Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlenmediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasına ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi hakkında 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istenecek.

Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kişi hakkında 4 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istenecek.

Yalan yere yemin etmenin cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis; gerçeğe aykırı bilirkişilik ve tercümanlık yapılmasının cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis olarak düzenlendi.

İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi 1 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde belirti ile karşılaşmasına rağmen durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu konuda gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu hakkında 1 yıla kadar hapis cezası istenecek.

Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olması halinde ceza, yarı oranında

par luka publié dans : Iç ve dis aktüalite
ajouter un commentaire commentaires (0)    créer un trackback recommander
Mercredi 1 décembre 2004

Ortodokslugu tanitan kisisel web sayfama hosgeldiniz !

ORTODOKSLUGUN ÖZLÜ TANIMI :
Ortodoks kilisesi yedi ökümenik konsilin mirascisidir .

ORTODOKSLARIN TEMEL INANCLARI :

A) Allah Oglu Mesih Isa yaratilis bakimindan insan bedenine büründü , o haldeki insanda onda inayet yoluyla
tanri olsun
diye ( bakiniz : 2Petrus 1 , 4 ; Romalilar 8 , 14-17 ve 13 , 14 ve Efesliler 4 , 23-24 ve ayni mektubun 2 , 15-16 ) vs ,,,
insanin vokasyonunu dogrulayan çok sayida ayetler çogaltilabilinir .

B) Insanin yüregi Allah’la birlesmeyi özler .

C) 325’de Iznik’te ve 381’de Istanbul’da toplanan iki konsilde uygun görülen asagidaki kredoya
inanç bagliligini sürdürür
.
IZNIK- ISTANBUL KREDOSU :

Yer ve göklerin , görünen ve görünmeyen varliklarin yaraticisi kâdiri mutlak Bir BABA Allah’a
iman ederim .

Allah’in biricik oglu Rab Isa Mesih’e , bütün çaglardan önce Baba’dan dogmus olduguna
, ve her seyin onun vasitasiyla yapildigina
, biz insanlar için ve kurtulusumuz için göklerden indigine , Kutsal-Ruh’tan ve bakire Meryem Ana’dan
cisimleserek insan olduguna
, Pantoslu Pilatosun zamaninda bizim için haça gerildigine , izdirap çekip ölüp gömüldügüne
, Yazilara göre üçüncü gün dirildigine
, göklere çiktigina , ve Baba’nin saginda oturduguna , ölenleri ve yasayanlari yargilamak için
büyük izzetle geri gelecegine
, ve egemenliginin sonu olmayacagina iman ederim .

Ve yasam veren Rab Kutsal-Ruh’a , Baba’dan geldigine , Baba ve Ogul’la yüceltilip tapinildigina , peygamberler
vasitasiyla
konustuguna iman ederim .

Kutsal , katolik ve elçisel bir tek kiliseye iman ederim .

Ölülerin dirilmesini ve sonsuz yeni yasami beklerim .



AMIN !

« Rab Mesih’in Incil’ini bozulmamis sekilde korur ve Onun bize verdigi inanca uyariz , bu inanci her türlü
kirlenmeden ve
alçalmadan essiz bir hazine ve üstün degerli bir yapit olarak dokunulmaz koruruz « . 1718 ’ de
kaleme alinan patriklerimizin
mektubunun bu hatirlatmasi ortodokslugu karakterize eden seyi hemen özetler , yani onun gerçek imanin dogrulanmasinda
ve bildirgesindeki
degizmezligini , geçmise sadik kalmadaki kararliligini , ilk Yüzyilin kilisesiyle canli sürekliligin korunmasini
ve bu mirasi
gelecek nesillere iletmedeki görevini yerine getirmeye çalisir . Yunan’ca etimolojisine göre ortodoks
sözcügü « dogru » anlamina
gelen « orthos » « görüs, yargi , itibar , ve izzet » anlamina gelen « doxa »
sözcügünden türemistir . Kilise ve çöl baba’lari
ortodoks sözcügünü hem kiliseyi adlandirmak için ve hemde hakikattaki ( Mesih’e anistirmada
bulunarak ) övgüyü göstermek için
kullanirlar . Ortodoks sözcügü bunun için gerçek imanin es anlamidir , yani gerçek izzet
yada gerçek ibadettir . Bunun için
ortodokslar kiliselerinin Allah’i olmasi gerektigi gibi izzetlendiren gerçek imanin tasiyicisi olduklarina iman
ederler ,
ve bu inanci yeryüzündeki Mesih’in kilisesi sayarlar . Ortodoks kilisesinin geregi ve istedigi eksotik ve dogusal
degil fakat
« evrensel » ve daha basitçe hiristiyan kilisesi olmaktir . Bütün Ökümenik konsillerin
en önemli inanç bildirgesi iznik-istanbul
kredosudur , ki 680’de toplanan altinci konsil en kusursuz « iman kurali » olarak bu kredonun üstünlük
karakterini dogrulamistir
. Bu kredo aksam ve gece offislerinde oldugu gibi her ökaristik kutlamadada okundugundan Eski ve Yeni Ahit’le birlikte
ökümenik
konsillerin kuramsal tanimlamasi olarak sürekli ve geri alinamaz bir üstünlük tasiyan bütün
hiristiyan dogmalarini görkemlice
itiraf eder .

IMAN VE AYIN

Kilise yedi sakrömen kabül eder ve onlari yasaminin merkezine oturtur . Her sakrömen’de görülmeyen
( buna ruhsal inayet yada
kayra denir ) ve görülebilen ( dis belirti ) ikililiginden dolayi sakrömen’lere sir( mystère )
denir . Her sakrömen kilisenin
biricik sirri oldugundan , Kutsal-Ruh’un eylemince etkili kilindigindan imanlilarin sanktifikasyonuna ( kutlulasmasina
) yarayan
ayinsel eylemdir . ( Bunlarin biçiminin kullaniminda Roma kilisesiyle önemli farkliliklar vardir )



Bu sakrömen’ler sunlardir :



1) Vaftiz .

2) Krismasyon ( Chrismation ) « vaftiz aninda kutsal yag ile yaglanarak imanli meshettirilinir » .

3) Ökaristi .

4) Tövbe etmek .

5) Ordinasyon ( göreve atanacak kisinin üzerine episkopaslar tarafindan eller konarak yapilinir ) .

6) Evlilik .

7) Hastalarin kutsal yag ile ovulmasi ( onction des malades ) .



Bunun disinda sakrömen’tal karakteri olan diger eylemlerinde oldugunu belirtmek gerekir .

a) Monastik kiyafetin alinmasi .

b) Alti Ocak’ta Teofani’de sularin kutsanmasi ( Buna Rabbimizin vaftizide denir )

c) Cenaze törenleri servisleri ( not : ölülerin yakilmasi yasaktir ve büyük günah sayilmaktadir
)



Ilk yüzyilda oldugu gibi bugünde ortodoks kilisesinde hiristiyanliga girisin üç sakrömeni ( vaftiz
, krismasyon ve komuniyon
) birbirine siki sikiya baglidir . Yas farki olmaksizin Mesih’in üyesi olan bir ortodoks bunun tüm ayricaliklarini
ayni anda
alir . Vaftiz Baba , Ogul ve Kutsal-Ruh adiyla yapilinir . Hafta içi günlerin ve pazarlarin alisilagelmis litürjisi
Aziz Krizostomun
( St- Jean Chrysostome ) ve « önceden kutsanmis aziz armaganlarin tasiyicisi ( liturgie de présanctifiés
) ise pazarlarin
, kutsal persembe ve kutsal cumartes’inin disinda büyük oruç haftasinin günlerinde kutlanir , buna
konsekrasiz ( sa